Sura
14
Sura
1 - 10
11 - 20
21 - 30
31 - 40
41 - 50
51 - 60
61 - 70
71 - 80
81 - 90
91 - 100
101 - 110
111 - 114
Sura 14. İbrahim (İbrahim)
Ayet
1
Ayet
1 - 20
21 - 40
41 - 52
Cüz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
00:00 / 00:00
Number of repetitions
-
1
+
Sura 14, İbrahim (İbrahim)
adıyla
Allah'ın
Rahman
Rahim
14:1
Elif Lam Ra
(Bu) Kitaptır'
indirdiğimiz
sana
çıkarman için
insanları
karanlıklardan
aydınlığa
izniyle
Rablerinin
yoluna
Aziz
ve övgüye layık olanın
14:2
Allah
ki
O'nundur
ne varsa
göklerde
ve ne varsa
yerde
vay haline
şu kafirlerin
dolayı
azabdan
çetin
14:3
ki onlar
tercih ederler
hayatını
dünya
karşılık
ahirete
ve engel olurlar
yolundan
Allah'ın
ve onu isterler
eğrilmesini
işte onlar
içindedirler
bir sapıklık
derin
14:4
ve
biz göndermedik
her
elçiyi
başka
dilinden
kendi kavminin
açıklasın diye
olara
şaşırtır
Allah
kimseyi
dilediğin
ve yola iletir
kimseyi
dilediği
ve O
azizdir
hüküm ve hikmet sahibidir
14:5
ve andolsun
göndermiştik
Musa'yı
ayetlerimizle birlikte
için
çıkarması
kavmini
karanlıklardan
aydınlığa
ve onlara hatırlatması için
günlerini
Allah'ın
şüphesiz
bunda
ayetler vardır
herkes için
sabreden
şükreden
14:6
ve hani
demişti ki
Musa
kavmine
hatırlayın
ni'metini
Allah'ın
üzerinizdeki
zaman
sizi kurtardı
soyundan
Fir'avn
onlar sizi sürüyorlardı
en kötüsüne
işkencenin
ve kesiyorlardı
oğullarınızı
ve sağ bırakıyorlardı
kadınlarınızı
ve vardı
bunda size
bir imtihan
Rabbinizden
büyük
14:7
ve hani
size bildirmişti
Rabbiniz
eğer
şükrederseniz
elbette size daha fazla veririm
ve eğer
nankörlük ederseniz
şüphesiz
azabım
pek çetindir
14:8
ve dedi ki
Musa
eğer
nankörlük etseniz
siz
ve kimseler
yeryüzündeki
hepiniz
şüphesiz
Allah
zengindir
övülmüştür
14:9
size gelmedi mi?
haberi
kimselerin
sizden öncekilerin
kavimlerinin
Nuh
ve Ad
ve Semud
ve kimselerin
onlardan sonra gelen
onları kimse bilmez
başka
Allah'tan
onlara getirdi
elçileri
kanıtlar
fakat koydular
onlar ellerini
ağızlarına
ve dediler ki
muhakkak biz
tanımayız
şeyi
sizinle gönderilen
onunla
ve biz
içindeyiz
bir kuşku
şeye karşı
bizi çağırdığınız
ona
derin
14:10
dediler ki
elçileri
hakkında (edilir) mi?
Allah
şüphe
yaratan
gökleri
ve yeri
(O) sizi davet ediyor
bağışlamak için
sizin
bir kısmını
günahlarınızdan
ve sizi ertelemek için
kadar
bir süreye
belirtilmiş
onlar dediler
siz de
başka değilsiniz
bir insandan
bizim gibi
istiyorsunuz
bizi çevirmek
olduğundan
tapıyor
atalarımızın
o halde bize getirin
bir delil
açık
14:11
dediler ki
onlara
elçileri
değiliz
biz (de)
başka bir şey
insandan
sizin gibi
fakat
Allah
lutfeder
kimseye
dilediği
kullarından
yoktur
imkanımız
bizim
size getiremeye
bir delil
olmadan
izni
Allah'ın
ve
Allah'a
dayansınlar
inananlar
14:12
neden?
biz
dayanmayalım
Allah'a
elbette
bize göstermişken
yollarımızı
ve katlanırız
bize yaptığınız eziyetlere
ve
Allah'a
dayansınlar
tevekkül edenler
14:13
dediler ki
kimseler
inkar eden(ler)
elçilerine
ya sizi mutlaka çıkarırız
yurdumuzdan
ya da
dönersiniz
bizim dinimize
şöyle vahyetti
onlara
Rableri
mutlaka helak edeceğiz
zalimleri
14:14
ve sizi yerleştireceğiz
o yere
onların ardından
bu
içindir
korkan
makamımdan
ve korkan içindir
tehdidimden
14:15
fetih istediler
ve perişan oldu
her
zorba
inatçı
14:16
ardından da
cehennem
kendisine içirilir
bir suy
irin (gibi)
14:17
onu yutmağa çalışır
fakat
geçiremez
boğazından
ve ona geldiği halde
ölüm
her
yandan
ve yine
o
ölemez
bunun ardından
bir azab
kaba
14:18
durumu
kimselerin
inkar eden(lerin)
Rablerini
işleri;
küle benzer
savurduğu
onu
rüzgarın
bir günde
fırtınalı
ele geçiremezler
şeylerden
kazandıkları
hiçbir şeyi
işte
o
sapıklıktır
derin
14:19
görmedin mi?
şüphesiz
Allah
yarattı
gökleri
ve yeri
hak ile
eğer
dilerse
sizi götürür
ve getirir
bir halk
yepyeni
14:20
ve değildir
bu
karşı
Allah'a
güç
14:21
ve göründüler
Allah'ın huzurunda
hepsi
dediler ki
zayıflar
kimselere
büyüklük taslayan(lara)
şüphesiz biz
idik
size
tabi
misiniz?
siz
savabilir
bizden
azabından
Allah'ın
(en ufak)
bir şey
dediler ki
eğer
bize yol gösterseydi
Allah
biz de size yol gösterirdik
artık birdir
bize
sızlansak da
ya da
sabretsek de
yoktur
bize
hiç
kaçıp sığınacak bir yer