Sura
Sura
18
Sura
1 - 10
11 - 20
21 - 30
31 - 40
41 - 50
51 - 60
61 - 70
71 - 80
81 - 90
91 - 100
101 - 110
111 - 114
Ayet
1
Ayet
1 - 20
21 - 40
41 - 60
61 - 80
81 - 100
101 - 110
Cüz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
00:00 / 00:00
Number of repetitions
-
1
+
Sura 18, El-Kehf (Kehf)
adıyla
adıyla
Allah'ın
Allah'ın
Rahman
Rahman
Rahim
Rahim
18:1
hamdolsun
hamdolsun
Allah'a
Allah'a
ki
ki
indirdi
indirdi
kuluna
*
kuluna
Kitabı
Kitabı
ve
ve
koymadı
koymadı
ona
ona
hiçbir eğrilik
hiçbir eğrilik
18:2
dosdoğru olarak
dosdoğru olarak
uyarması için
uyarması için
azaba karşı
azaba karşı
şiddetli
şiddetli
katından (indirdi)
*
katından (indirdi)
ve müjdelemesi için
ve müjdelemesi için
mü'minlere
mü'minlere
yapan
*
yapan
iyi işler
iyi işler
kendileri için bulunduğunu
*
kendileri için bulunduğunu
mükafat
mükafat
güzel
güzel
18:3
kalacaklardır
kalacaklardır
onun içinde
onun içinde
sürekli olarak
sürekli olarak
18:4
ve uyarması için
ve uyarması için
diyenleri
*
diyenleri
edindi
edindi
Allah
Allah
çocuk
çocuk
18:5
yoktur
yoktur
onların
onların
bu hususta
bu hususta
hiçbir
hiçbir
bilgisi
bilgisi
ve yoktur
ve yoktur
atalarının
atalarının
ne büyük (küstahça)
ne büyük (küstahça)
söz
söz
çıkıyor
çıkıyor
ağızlarından
*
ağızlarından
onlar söylemiyorlar
*
onlar söylemiyorlar
başka bir şey
başka bir şey
yalandan
yalandan
18:6
herhalde sen
herhalde sen
helak edeceksin
helak edeceksin
kendini
kendini
peşlerinde
*
peşlerinde
diye
diye
inanmıyorlar
*
inanmıyorlar
bu
bu
söze
söze
üzüntüden
üzüntüden
18:7
şüphesiz biz
şüphesiz biz
yarattık
yarattık
şeyleri
şeyleri
üzerindeki
üzerindeki
yer
yer
süs olsun diye
süs olsun diye
kendisine
kendisine
onları denemek için
onları denemek için
hangisinin
hangisinin
daha güzel
daha güzel
iş yaptığını
iş yaptığını
18:8
biz elbette
biz elbette
yaparız
yaparız
şeyleri
şeyleri
(yerin) üzerindeki
(yerin) üzerindeki
bir toprak
bir toprak
kupkuru
kupkuru
18:9
yoksa
yoksa
(mi) sandın?
(mi) sandın?
sadece
sadece
sahiplerinin
sahiplerinin
Kehf
Kehf
ve Rakim
ve Rakim
olduklarını
olduklarını
bizim ayetlerimizden
*
bizim ayetlerimizden
şaşılacak
şaşılacak
18:10
zaman
zaman
sığındıkları
sığındıkları
o gençler
o gençler
mağaraya
*
mağaraya
dediler
dediler
Rabbimiz
Rabbimiz
bize ver
bize ver
katından
*
katından
bir rahmet
bir rahmet
ve hazırla
ve hazırla
bize
bize
şu işimizden
*
şu işimizden
bir çıkış yolu
bir çıkış yolu
18:11
biz de vurduk
biz de vurduk
(ağırlık)
(ağırlık)
kulaklarına
kulaklarına
mağarada
*
mağarada
yıllar
yıllar
nice
nice
18:12
sonra
sonra
onları uyandırdık
onları uyandırdık
bilmek için
bilmek için
hangisinin
hangisinin
iki zümreden
iki zümreden
daha iyi hesabedeceğini
daha iyi hesabedeceğini
(onların) kaldıkları
*
(onların) kaldıkları
süreyi
süreyi
18:13
biz
biz
anlatıyoruz
anlatıyoruz
sana
sana
onların haberlerini
onların haberlerini
gerçek olarak
gerçek olarak
muhakkak onlar
muhakkak onlar
gençlerdi
gençlerdi
inanmış
inanmış
Rablerine
Rablerine
biz de onların artırmıştık
biz de onların artırmıştık
hidayetlerini
hidayetlerini
18:14
ve metanet bağlamıştık
ve metanet bağlamıştık
üstüne
üstüne
kalblerinin
kalblerinin
kalktılar
*
kalktılar
ve dediler ki
ve dediler ki
Rabbimiz
Rabbimiz
Rabbidir
Rabbidir
göklerin
göklerin
ve yerin
ve yerin
biz asla demeyiz
*
biz asla demeyiz
O'ndan başkasına
*
O'ndan başkasına
Tanrı
Tanrı
yoksa
yoksa
konuşmuş oluruz
konuşmuş oluruz
o zaman
o zaman
saçma sapan
saçma sapan
18:15
şunlar
şunlar
şu kavmimiz
şu kavmimiz
edindiler
edindiler
O'ndan başka
*
O'ndan başka
tanrılar
tanrılar
gerekmez mi?
gerekmez mi?
getirmeleri
getirmeleri
onların
onların
bir delil
bir delil
açık
açık
kim olabilir?
kim olabilir?
daha zalim
daha zalim
uydurandan
*
uydurandan
karşı
karşı
Allah'a
Allah'a
yalan
yalan
18:16
madem ki
madem ki
siz onlardan ayrıldınız
siz onlardan ayrıldınız
ve şeylerden
ve şeylerden
taptıkları
taptıkları
başka
başka
Allah'tan
Allah'tan
o halde sığının
o halde sığının
mağaraya
*
mağaraya
yaysın (bollaştırsın)
yaysın (bollaştırsın)
size
size
Rabbiniz
Rabbiniz
rahmetini
*
rahmetini
ve hazırlasın
ve hazırlasın
size
size
(şu) işinizden
*
(şu) işinizden
yararlı bir şey
yararlı bir şey
18:17
ve görürsün
ve görürsün
güneşi
güneşi
zaman
zaman
doğduğu
doğduğu
eğiliyor
eğiliyor
mağaralarından
*
mağaralarından
sağa doğru
*
sağa doğru
ve zaman
ve zaman
battığı
battığı
onları makaslayıp geçiyor
onları makaslayıp geçiyor
sola doğru
*
sola doğru
ve onlar
ve onlar
içindedirler
içindedirler
bir dehlizin
bir dehlizin
onun (mağaranın)
onun (mağaranın)
bu (durum)
bu (durum)
ayetlerindendir
*
ayetlerindendir
Allah'ın
Allah'ın
kime
kime
hidayet verirse
hidayet verirse
Allah
Allah
o
o
yolu bulmuştur
yolu bulmuştur
ve kimi de
ve kimi de
sapıklıkta bırakırsa
sapıklıkta bırakırsa
artık
artık
bulamazsın
bulamazsın
onun için
onun için
bir dost
bir dost
yol gösteren
yol gösteren
18:18
sen onları sanırsın
sen onları sanırsın
uyanıklar
uyanıklar
onlar
onlar
uyudukları halde
uyudukları halde
ve onları (uykuda) çeviririz
ve onları (uykuda) çeviririz
sağlarına
*
sağlarına
ve
ve
sollarına
sollarına
ve köpekleri de
ve köpekleri de
uzatmış vaziyettedir
uzatmış vaziyettedir
ön ayaklarını
ön ayaklarını
girişte
girişte
eğer
eğer
görseydin
görseydin
onların durumunu
onların durumunu
mutlaka dönüp
mutlaka dönüp
onlardan
onlardan
kaçardın
kaçardın
ve içine dolardı
ve içine dolardı
onlardan
onlardan
korku
korku
18:19
yine böyle
yine böyle
onları dirilttik
onları dirilttik
sormaları için
sormaları için
kendi aralarında
kendi aralarında
dedi ki
dedi ki
konuşan biri
konuşan biri
içlerinden
içlerinden
ne kadar?
ne kadar?
kaldınız
kaldınız
dediler
dediler
kaldık
kaldık
bir gün
bir gün
ya da
ya da
bir parçası (kadar)
bir parçası (kadar)
günün
günün
dediler
dediler
Rabbiniz
Rabbiniz
daha iyi bilir
daha iyi bilir
ne kadar
ne kadar
kaldığınızı;
kaldığınızı;
gönderin
gönderin
birinizi
birinizi
gümüş (para) ile
gümüş (para) ile
şu
şu
şehre
*
şehre
baksın
baksın
hangi
hangi
daha temiz ise
daha temiz ise
yiyecek
yiyecek
size getirsin
size getirsin
bir azık
bir azık
ondan
ondan
ve dikkatli davransın
ve dikkatli davransın
sakın
sakın
sezdirmesin
sezdirmesin
sizi
sizi
birisine
birisine
18:20
çünkü onlar
çünkü onlar
eğer
eğer
ellerine geçirirlerse
ellerine geçirirlerse
sizi
sizi
taşlayarak öldürürler
taşlayarak öldürürler
yahut
yahut
döndürürler
döndürürler
kendi dinlerine
*
kendi dinlerine
ve asla
ve asla
iflah olamazsınız
iflah olamazsınız
o takdirde
o takdirde
asla
asla