Sura
Sura
28
Sura
1 - 10
11 - 20
21 - 30
31 - 40
41 - 50
51 - 60
61 - 70
71 - 80
81 - 90
91 - 100
101 - 110
111 - 114
Ayet
1
Ayet
1 - 20
21 - 40
41 - 60
61 - 80
81 - 88
Cüz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
00:00 / 00:00
Number of repetitions
-
1
+
Sura 28, El-Kasas (Kasas)
adıyla
adıyla
Allah'ın
Allah'ın
Rahman
Rahman
Rahim
Rahim
28:1
Ta sin mim
Ta sin mim
28:2
şunlar
şunlar
ayetleridir
ayetleridir
Kitabın
Kitabın
apaçık
apaçık
28:3
okuyacağız
okuyacağız
sana
sana
bir parçayı
bir parçayı
haberinden
haberinden
Musa
Musa
ve Fir'avn'ın
ve Fir'avn'ın
gerçek olarak
gerçek olarak
bir toplum için
bir toplum için
inanan
inanan
28:4
şüphesiz
şüphesiz
Fir'avn
Fir'avn
ululandı (zorbalığa kalktı)
ululandı (zorbalığa kalktı)
yeryüzünde
*
yeryüzünde
ve böldü
ve böldü
halkını
halkını
çeşitli gruplara
çeşitli gruplara
eziyordu
eziyordu
bir zümreyi
bir zümreyi
onlardan
onlardan
kesiyordu
kesiyordu
oğullarını
oğullarını
ve sağ bırakıyordu
ve sağ bırakıyordu
kadınlarını
kadınlarını
çünkü o
çünkü o
idi
idi
bozgunculardan
*
bozgunculardan
28:5
biz istiyorduk
biz istiyorduk
lutfetmeyi
*
lutfetmeyi
üzerine
üzerine
kimseler
kimseler
ezilen(ler)
ezilen(ler)
o yerde
*
o yerde
ve onları yapmayı
ve onları yapmayı
önderler
önderler
ve onları kılmayı
ve onları kılmayı
mirasçı
mirasçı
28:6
ve iktidara getirmeyi
ve iktidara getirmeyi
onları
onları
o yerde
*
o yerde
ve göstermeyi
ve göstermeyi
Fir'avn'a
Fir'avn'a
ve Haman'a
ve Haman'a
ve askerlerine
ve askerlerine
onlardan
onlardan
şeyi
şeyi
oldukları
oldukları
korkmuş
korkmuş
28:7
ve vahyettik
ve vahyettik
annesine
*
annesine
Musa'nın
Musa'nın
diye
diye
O(çocuğu)nu emzir
O(çocuğu)nu emzir
ne zaman ki
ne zaman ki
korkarsan
korkarsan
başına bir şey gelmesinden
başına bir şey gelmesinden
onu bırak
onu bırak
suya
*
suya
ve
ve
korkma
korkma
ve
ve
üzülme
üzülme
elbette biz
elbette biz
onu tekrar geri vereceğiz
onu tekrar geri vereceğiz
sana
sana
ve onu yapacağız
ve onu yapacağız
elçilerden
*
elçilerden
28:8
nihayet onu aldı
nihayet onu aldı
ailesi
ailesi
Fir'avn
Fir'avn
olsunası için
olsunası için
kendilerine
kendilerine
bir düşman
bir düşman
ve başlarına derd
ve başlarına derd
gerçekten
gerçekten
Fir'avn
Fir'avn
ve Haman
ve Haman
ve askerleri
ve askerleri
yanılıyorlardı
*
yanılıyorlardı
28:9
ve dedi ki
ve dedi ki
karısı
karısı
Fir'avn'ın
Fir'avn'ın
aydınlığı
aydınlığı
göz
göz
bana da
bana da
ve sana da
ve sana da
onu öldürmeyin
*
onu öldürmeyin
belki
belki
diye
diye
bize yararı dokunur
bize yararı dokunur
ya da
ya da
onu ediniriz
onu ediniriz
evlad
evlad
ve onlar
ve onlar
anlamıyorlardı
*
anlamıyorlardı
28:10
ve sabahladı
ve sabahladı
gönlü
gönlü
annesinin
annesinin
Musa'nın
Musa'nın
bomboştu
bomboştu
neredeyse
*
neredeyse
açığa vuracaktı
açığa vuracaktı
onu
onu
eğer olmasaydık
eğer olmasaydık
biz  iyice pekiştirmiş
*
biz iyice pekiştirmiş
üzerine
üzerine
onun kalbi
onun kalbi
olması için
olması için
inananlardan
*
inananlardan
28:11
ve dedi ki
ve dedi ki
kızkardeşine
kızkardeşine
onu takip et
onu takip et
o da gözetledi
o da gözetledi
onu
onu
uzaktan
*
uzaktan
ve onlar
ve onlar
farkına varmadan
*
farkına varmadan
28:12
ve haram etmiştik
ve haram etmiştik
ona
ona
süt anneleri
süt anneleri
daha önce
*
daha önce
dedi ki
dedi ki
size göstereyimmi?
*
size göstereyimmi?
halkını (aile)
*
halkını (aile)
bir ev (aile)
bir ev (aile)
onun bakımını üstlenecek
onun bakımını üstlenecek
sizin için
sizin için
ve onlar
ve onlar
ona
ona
öğüt verecek
öğüt verecek
28:13
böylece onu geri verdik
böylece onu geri verdik
annesine
*
annesine
için
için
aydın olması
aydın olması
gözü
gözü
ve
ve
üzülmesin (diye)
üzülmesin (diye)
ve bilmesi için
ve bilmesi için
şüphesiz ki
şüphesiz ki
va'di
va'di
Allah'ın
Allah'ın
haktır
haktır
ve fakat
ve fakat
çokları
çokları
bilmezler
*
bilmezler
28:14
ne zaman ki
ne zaman ki
(Musa) erişince
(Musa) erişince
güçlü çağına
güçlü çağına
ve olgunlaşınca
ve olgunlaşınca
biz ona verdik
biz ona verdik
hüküm
hüküm
ve ilim
ve ilim
işte böyle
işte böyle
mükafatlandırırız
mükafatlandırırız
güzel davrananları
güzel davrananları
28:15
ve girdi
ve girdi
şehre
şehre
bir sırada
*
bir sırada
(kendisinden) habersiz olduğu
(kendisinden) habersiz olduğu
halkının
*
halkının
ve buldu
ve buldu
orada
orada
iki adamı
iki adamı
öldüresiye dövüşürlerken
öldüresiye dövüşürlerken
biri
biri
kendi taraftarlarından
*
kendi taraftarlarından
ve öbürü de
ve öbürü de
düşmanlarından
*
düşmanlarından
(Musa'dan) yardım istedi
(Musa'dan) yardım istedi
olan kimse
olan kimse
kendi taraftarlarından
*
kendi taraftarlarından
karşı
karşı
olana
olana
düşmanlarından
*
düşmanlarından
bir yumruk indirdi
bir yumruk indirdi
Musa
Musa
işini bitirdi
işini bitirdi
onun
onun
(sonra) dedi ki
(sonra) dedi ki
bu
bu
işindendir
*
işindendir
şeytanın
şeytanın
o gerçekten
o gerçekten
bir düşmandır
bir düşmandır
şaşırtıcı
şaşırtıcı
apaçık
apaçık
28:16
dedi
dedi
Rabbim
Rabbim
gerçekten ben
gerçekten ben
zulmettim
zulmettim
nefsime
nefsime
bağışla
bağışla
beni
beni
(Allah) bağışladı
(Allah) bağışladı
onu
onu
çünkü O
çünkü O
O
O
çok bağışlayandır
çok bağışlayandır
çok esirgeyendir
çok esirgeyendir
28:17
dedi
dedi
Rabbim
Rabbim
hakkı için
hakkı için
lutfettiğin ni'metler
lutfettiğin ni'metler
bana
bana
artık bir daha
artık bir daha
olmayacağım
olmayacağım
arka çıkan
arka çıkan
suçlulara
suçlulara
28:18
sabahladı
sabahladı
şehirde
*
şehirde
korku içinde
korku içinde
gözetleyerek
gözetleyerek
bir de baktı ki
bir de baktı ki
kendisinden yardım isteyen
*
kendisinden yardım isteyen
dün
dün
yine feryadediyor
yine feryadediyor
dedi
dedi
ona
ona
Musa
Musa
gerçekten sen
gerçekten sen
bir azgınsın
bir azgınsın
belli ki
belli ki
28:19
nihayet
nihayet
isteyince
*
isteyince
yakalamak
*
yakalamak
olanı
olanı
o
o
düşman
düşman
ikisine de
ikisine de
dedi ki
dedi ki
ey Musa
ey Musa
beni öldürmekmi istiyorsun?
*
*
beni öldürmekmi istiyorsun?
gibi
gibi
öldürdüğün
öldürdüğün
bir canı
bir canı
dün
dün
(oysa)
(oysa)
istemiyorsun
istemiyorsun
dışında bir şey
dışında bir şey
olmak
*
olmak
bir zorba
bir zorba
yeryüzünde
*
yeryüzünde
ve
ve
istemiyorsun
istemiyorsun
olmak
*
olmak
arabuluculardan
*
arabuluculardan
28:20
ve geldi
ve geldi
bir adam
bir adam
öbür ucundan
*
öbür ucundan
şehrin
şehrin
koşarak
koşarak
dedi
dedi
ey Musa
ey Musa
şüphesiz ki
şüphesiz ki
ileri gelenler
ileri gelenler
aralarında konuşuyorlar
aralarında konuşuyorlar
seni
seni
seni öldürmek için
seni öldürmek için
sen çık (git)
sen çık (git)
elbette ben
elbette ben
sana
sana
öğüt verenlerden(im)
*
öğüt verenlerden(im)