Sura
Sura
46
Sura
1 - 10
11 - 20
21 - 30
31 - 40
41 - 50
51 - 60
61 - 70
71 - 80
81 - 90
91 - 100
101 - 110
111 - 114
Ayet
1
Ayet
1 - 20
21 - 35
Cüz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
00:00 / 00:00
Number of repetitions
-
1
+
Sura 46, El-Ahkâf (Ahkaf)
adıyla
adıyla
Allah'ın
Allah'ın
Rahman
Rahman
Rahim
Rahim
46:1
Hâ Mîm
Hâ Mîm
46:2
indirilişi
indirilişi
Kitabın
Kitabın
(tarafın)dandır
(tarafın)dandır
Allah
Allah
aziz
aziz
hakim
hakim
46:3
biz yaratmadık
*
biz yaratmadık
gökleri
gökleri
ve yeri
ve yeri
ve bulunanları
ve bulunanları
ikisi arasında
ikisi arasında
ancak (yarattık)
ancak (yarattık)
gerçek ile
gerçek ile
ve bir süreye göre
ve bir süreye göre
belli
belli
ve kimseler
ve kimseler
inkar eden(ler)
inkar eden(ler)
şeyden
şeyden
uyarıldıkları
uyarıldıkları
yüz çevirmektedirler
yüz çevirmektedirler
46:4
de ki
de ki
gördünüz mü?
gördünüz mü?
şeyleri
şeyleri
yalvardıklarınız
yalvardıklarınız
başka
*
başka
Allah'tan
Allah'tan
bana gösterin
bana gösterin
neyi?
neyi?
yarattılar onlar
yarattılar onlar
yerden
*
yerden
yoksa
yoksa
onların var (mı?)
onların var (mı?)
bir ortaklığı
bir ortaklığı
göklerde
*
göklerde
bana getirin
bana getirin
bir Kitap
bir Kitap
önce
*
önce
bundan
bundan
yahut
yahut
bir kalıntı
bir kalıntı
bilgiden
*
bilgiden
eğer
eğer
iseniz
iseniz
doğrular(dan)
doğrular(dan)
46:5
kim olabilir?
kim olabilir?
daha sapık
daha sapık
kimseden
kimseden
yalvaran
yalvaran
bırakıp da
*
bırakıp da
Allah'ı
Allah'ı
kimselere
kimselere
cevap veremeyecek
*
cevap veremeyecek
kendisine
kendisine
kadar
kadar
gününe
gününe
kıyamet
kıyamet
oysa onlar
oysa onlar
bunların yalvardıklarından
*
bunların yalvardıklarından
habersizdirler
habersizdirler
46:6
ve zaman
ve zaman
toplandıkları
toplandıkları
insanlar
insanlar
olurlar
olurlar
onlara
onlara
düşman
düşman
ve
ve
onların kendilerine tapmalarını
onların kendilerine tapmalarını
tanımazlar
tanımazlar
46:7
ve zaman
ve zaman
okunduğu
okunduğu
onlara
onlara
ayetlerimiz
ayetlerimiz
açık açık
açık açık
dediler
dediler
kimseler
kimseler
inkar eden(ler)
inkar eden(ler)
hakk için
hakk için
kendilerine gelen
*
kendilerine gelen
bu
bu
bir büyüdür
bir büyüdür
apaçık
apaçık
46:8
yoksa
yoksa
(-mu) diyorlar?
*
(-mu) diyorlar?
de ki
de ki
eğer
eğer
ben onu uydurmuşsam
ben onu uydurmuşsam
olmaz
olmaz
sizin hiçbir yararınız
sizin hiçbir yararınız
bana
bana
Allah-;-tan
Allah-;-tan
Allah-;
Allah-;
bir şeye (gelecek cezaya)
bir şeye (gelecek cezaya)
O
O
daha iyi bilir
daha iyi bilir
şeyleri
şeyleri
taşkınlık yaptığınız
taşkınlık yaptığınız
onda
onda
yeter
yeter
O'nun
O'nun
şahid olması
şahid olması
benimle
benimle
sizin aranızda
sizin aranızda
ve O
ve O
bağışlayandır
bağışlayandır
esirgeyendir
esirgeyendir
46:9
de ki
de ki
değilim
*
değilim
türedi biri
türedi biri
(arasında)
(arasında)
elçiler
elçiler
ve
ve
bilmem
bilmem
ne
ne
yapılacağını
yapılacağını
bana
bana
ne de
ne de
size
size
(hayır)
(hayır)
ben uymuyorum
ben uymuyorum
başkasına
başkasına
şey(den)
şey(den)
vahyedilen
vahyedilen
bana
bana
ve değilim
ve değilim
ben
ben
başka bir şey
başka bir şey
bir uyarıcıdan
bir uyarıcıdan
apaçık
apaçık
46:10
de ki
de ki
hiç düşündünüz mü?
hiç düşündünüz mü?
eğer
eğer
ise
ise
katından
*
katından
Allah
Allah
ve siz inkar ettiyseniz
ve siz inkar ettiyseniz
onu
onu
ve görüp
ve görüp
bir şahid
bir şahid
oğullarından
*
oğullarından
İsrail
İsrail
bunun benzerini
*
bunun benzerini
ve inandığı halde
ve inandığı halde
siz tenezzül etmemişseniz
siz tenezzül etmemişseniz
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
doğru yola iletmez
*
doğru yola iletmez
bir toplumu
bir toplumu
zalimlerden
zalimlerden
46:11
ve dedi(ler)
ve dedi(ler)
kimseler
kimseler
inkar eden(ler)
inkar eden(ler)
kimseler için
kimseler için
inanan(lar)
inanan(lar)
şayet
şayet
olsaydı
olsaydı
iyi bir şey
iyi bir şey
bizi geçemezlerdi
*
bizi geçemezlerdi
ona (inanmada)
ona (inanmada)
zaman ise
zaman ise
hidayete ermedikleri
*
hidayete ermedikleri
onunla
onunla
diyeceklerdir ki
diyeceklerdir ki
bu
bu
bir yalandır
bir yalandır
eski
eski
46:12
ve
ve
ondan önce
ondan önce
Kitabı
Kitabı
Musa'nın
Musa'nın
önder
önder
ve rahmet
ve rahmet
ve bu
ve bu
Kitaptır
Kitaptır
doğrulayan
doğrulayan
diliyle
diliyle
Arap
Arap
uyarmak için
uyarmak için
kimseleri
kimseleri
kendilerine yazık eden(leri)
kendilerine yazık eden(leri)
ve müjde (olan)
ve müjde (olan)
güzel davrananlar (için)
güzel davrananlar (için)
46:13
şüphesiz
şüphesiz
kimseler
kimseler
diyen(ler)
diyen(ler)
Rabbimiz
Rabbimiz
Allah'tır
Allah'tır
sonra
sonra
doğru olanlar
doğru olanlar
yoktur
yoktur
korku
korku
onlara
onlara
ve değildir
ve değildir
onlar
onlar
üzülecek
üzülecek
46:14
onlar
onlar
halkıdır
halkıdır
cennet
cennet
ebedi kalacaklardır
ebedi kalacaklardır
orada
orada
ceza olarak
ceza olarak
karşılık
karşılık
olduklarına
olduklarına
yapıyorlar
yapıyorlar
46:15
ve biz tavsiye ettik
ve biz tavsiye ettik
insana
insana
ana babasına
ana babasına
iyilik etmesini
iyilik etmesini
onu taşıdı
onu taşıdı
anası
anası
zahmetle
zahmetle
ve doğurdu onu
ve doğurdu onu
zahmetle
zahmetle
taşınması ise
taşınması ise
ve sütten kesilmesi
ve sütten kesilmesi
otuz
otuz
aydır
aydır
nihayet
nihayet
zaman
zaman
erdiği
erdiği
güçlü çağına
güçlü çağına
ve varınca
ve varınca
kırk
kırk
yaşına
yaşına
dedi
dedi
Rabbim
Rabbim
beni sevk eyle
beni sevk eyle
şükretmeğe
*
şükretmeğe
ni'metine
ni'metine
verdiğin
*
verdiğin
bana
bana
ve
ve
anama babama
anama babama
ve
ve
yapmağa
yapmağa
yararlı işler
yararlı işler
razı olacağın
razı olacağın
ve salahı devam ettir
ve salahı devam ettir
benim için
benim için
içinde
içinde
zürriyetim
zürriyetim
şüphesiz ben
şüphesiz ben
yüz tuttum
yüz tuttum
sana
sana
ve elbette ben
ve elbette ben
teslim olanlardanım
*
teslim olanlardanım
46:16
onlar
onlar
öyle kişilerdir ki
öyle kişilerdir ki
kabul ederiz
kabul ederiz
onlardan
onlardan
en iyisini
en iyisini
yaptıklarının
*
yaptıklarının
ve geçeriz
ve geçeriz
onların kötülüklerinden
*
onların kötülüklerinden
arasındadırlar
arasındadırlar
halkı
halkı
cennet
cennet
sözdür
sözdür
doğru
doğru
olunan
*
olunan
kendilerine va'd
kendilerine va'd
46:17
ve o kimse
ve o kimse
dedi
dedi
anasına babasına
anasına babasına
öf
öf
size
size
siz bana va'd mı ediyorsunuz?
siz bana va'd mı ediyorsunuz?
benim çıkarılacağımı
*
benim çıkarılacağımı
gelip geçmiş iken
gelip geçmiş iken
gelip geçmiş iken
gelip geçmiş iken
nice nesiller
nice nesiller
benden önce
*
benden önce
onlar ise
onlar ise
sığınarak
sığınarak
Allah'a
Allah'a
yazık sana (dediler)
yazık sana (dediler)
iman et!
iman et!
şüphesiz
şüphesiz
sözü
sözü
Allah'ın
Allah'ın
gerçektir
gerçektir
derken o der ki
derken o der ki
değildir
değildir
bu
bu
başka bir şey
başka bir şey
masallarından
masallarından
eskilerin
eskilerin
46:18
işte onlar
işte onlar
kimselerdir
kimselerdir
hak olan
hak olan
kendilerine
kendilerine
(azab) söz(ü)
(azab) söz(ü)
arasında
arasında
toplulukları
toplulukları
gelip geçen
gelip geçen
gelip geçen
gelip geçen
kendilerinden önce
*
kendilerinden önce
cin(ler)den
*
cin(ler)den
ve insan(lardan)
ve insan(lardan)
gerçekten onlar
gerçekten onlar
ziyana uğrayanlardır
*
ziyana uğrayanlardır
46:19
her birinin vardır
her birinin vardır
dereceleri
dereceleri
işlerden
işlerden
yaptıkları
yaptıkları
ve onlara tam verir
ve onlara tam verir
yaptıklarının karşılığını
yaptıklarının karşılığını
ve onlara
ve onlara
asla
asla
haksızlık edilmez
haksızlık edilmez
46:20
ve gün
ve gün
sunulacakları
sunulacakları
kimseler
kimseler
inkar eden(ler)
inkar eden(ler)
ateşe
*
ateşe
zayi ettiniz
zayi ettiniz
bütün güzelliklerinizi
bütün güzelliklerinizi
hayatınızda
*
hayatınızda
dünya
dünya
ve sefa sürdünüz
ve sefa sürdünüz
bunlarla
bunlarla
bugün
bugün
cezalandırılacaksınız
cezalandırılacaksınız
bir azab ile
bir azab ile
alçaltıcı
alçaltıcı
ötürü
ötürü
büyüklük taslamanızdan
*
büyüklük taslamanızdan
yeryüzünde
*
yeryüzünde
haksız yere
haksız yere
haksız yere
haksız yere
ötürü
ötürü
ve yoldan çıkmanızdan
*
ve yoldan çıkmanızdan