Sura
Sura
47
Sura
1 - 10
11 - 20
21 - 30
31 - 40
41 - 50
51 - 60
61 - 70
71 - 80
81 - 90
91 - 100
101 - 110
111 - 114
Ayet
1
Ayet
1 - 20
21 - 38
Cüz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
00:00 / 00:00
Number of repetitions
-
1
+
Sura 47, Muhammed (Muhammed)
adıyla
adıyla
Allah'ın
Allah'ın
Rahman
Rahman
Rahim
Rahim
47:1
kimselerin
kimselerin
inkar eden(lerin)
inkar eden(lerin)
ve engel olanların
ve engel olanların
(Allah) yoludan
*
(Allah) yoludan
Allah
Allah
boşa çıkarmıştır
boşa çıkarmıştır
işlerini
işlerini
47:2
ve kimselerin
ve kimselerin
inanan(ların)
inanan(ların)
ve yapanların
ve yapanların
iyi işler
iyi işler
ve inananların
ve inananların
indirilene
*
indirilene
Muhammed'e
*
Muhammed'e
ki o
ki o
gerçektir
gerçektir
tarafından
tarafından
Rableri
Rableri
örtmüştür
örtmüştür
onlardan
onlardan
günahlarını
günahlarını
ve düzeltmiştir
ve düzeltmiştir
hallerini
hallerini
47:3
bu böyledir
bu böyledir
çünkü
çünkü
kimseler
kimseler
inkar eden(ler)
inkar eden(ler)
uymuşlardır
uymuşlardır
batıla
batıla
ve şüphesiz
ve şüphesiz
ki
ki
inananlar ise
inananlar ise
uymuşlardır
uymuşlardır
hakka
hakka
gelen
gelen
Rablerinden
Rablerinden
işte böyle
işte böyle
anlatır
anlatır
Allah
Allah
insanlara
insanlara
onların durumlarını
onların durumlarını
47:4
zaman
zaman
karşılaştığınız
karşılaştığınız
kimselerle
kimselerle
inkar eden(lerle)
inkar eden(lerle)
vurun
vurun
boyunlarını
boyunlarını
nihayet
nihayet
zaman
zaman
onları iyice vurup sindirdiğiniz
onları iyice vurup sindirdiğiniz
sıkıca bağlayın
sıkıca bağlayın
bağı
bağı
ister
ister
iyilikle (bırakırsınız)
iyilikle (bırakırsınız)
ondan sonra
ondan sonra
veya
veya
fidye alırsınız
fidye alırsınız
kadar
kadar
bırakıncaya
bırakıncaya
harb
harb
ağırlıklarını
ağırlıklarını
işte
işte
şayet
şayet
dileseydi
dileseydi
Allah
Allah
öc alırdı
öc alırdı
onlardan
onlardan
fakat
fakat
denemek için
denemek için
bir kısmınızı
bir kısmınızı
diğeriyle
diğeriyle
kimselerin
kimselerin
öldürülen(lerin)
öldürülen(lerin)
(Allah) yolunda
*
(Allah) yolunda
Allah
Allah
asla
asla
zayi etmeyecektir
zayi etmeyecektir
yaptıkları işleri
yaptıkları işleri
47:5
onları doğru yola iletecektir
onları doğru yola iletecektir
ve düzeltecektir
ve düzeltecektir
durumlarını
durumlarını
47:6
onları sokacaktır
onları sokacaktır
cennete
cennete
tanımladığı
tanımladığı
kendilerine
kendilerine
47:7
ey
ey
kimseler
kimseler
inanan(lar)
inanan(lar)
eğer
eğer
siz yardım ederseniz
siz yardım ederseniz
Allah(ın dinin)e
Allah(ın dinin)e
(O da) size yardım eder
(O da) size yardım eder
ve sağlam tutar
ve sağlam tutar
ayaklarınızı
ayaklarınızı
47:8
kimselere ise
kimselere ise
inkar eden(lere)
inkar eden(lere)
yıkım
yıkım
onlara olsun
onlara olsun
ve boşa çıkarmıştır
ve boşa çıkarmıştır
onların işlerini
onların işlerini
47:9
böyledir
böyledir
çünkü onlar
çünkü onlar
hoşlanmamışlardır
hoşlanmamışlardır
indirdiğinden
*
indirdiğinden
Allah'ın
Allah'ın
(Allah da) heder etmiştir
(Allah da) heder etmiştir
onların amellerini
onların amellerini
47:10
gezip dolaşmadılar mı?
*
gezip dolaşmadılar mı?
yeryüzünde
*
yeryüzünde
görsünler
görsünler
nasıl
nasıl
olduğunu
olduğunu
sonunun
sonunun
kimselerin
kimselerin
kendilerinden önceki
*
kendilerinden önceki
yıkıp başlarına geçirmiştir
yıkıp başlarına geçirmiştir
Allah
Allah
onları
onları
kafirlere de vardır
kafirlere de vardır
onun benzeri sonuçlar
onun benzeri sonuçlar
47:11
bu böyledir
bu böyledir
çünkü
çünkü
Allah
Allah
koruyucusudur
koruyucusudur
kimselerin
kimselerin
inanan(ların)
inanan(ların)
ve şüphesiz
ve şüphesiz
kafirlerin ise
kafirlerin ise
yoktur
yoktur
koruyucuları
koruyucuları
onların
onların
47:12
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
sokar
sokar
kimseleri
kimseleri
inanan(ları)
inanan(ları)
ve yapanları
ve yapanları
iyi işler
iyi işler
cennetlere
cennetlere
akan;
akan;
altlarından
*
altlarından
ırmaklar
ırmaklar
kimseler ise
kimseler ise
inkar eden(ler)
inkar eden(ler)
(dünyada) biraz yaşarlar
(dünyada) biraz yaşarlar
ve yerler
ve yerler
gibi
gibi
yediği
yediği
hayvanların
hayvanların
ve ateştir
ve ateştir
yerleri
yerleri
onların
onların
47:13
nicesini
nicesini
kent(ler)den
*
kent(ler)den
(öyle ki)
(öyle ki)
daha şiddetliydi
daha şiddetliydi
kuvvet bakımından
kuvvet bakımından
senin kentinden
*
senin kentinden
seni çıkardıkları
*
seni çıkardıkları
biz yok ettik
biz yok ettik
ve olmadı
ve olmadı
yardım eden
yardım eden
onlara
onlara
47:14
kimse olur mu?
kimse olur mu?
olan
olan
üzerinde
üzerinde
bir delil
bir delil
Rabbinden
*
Rabbinden
kimseler gibi
kimseler gibi
süslendirilen
süslendirilen
kendilerine
kendilerine
kötü
kötü
işi
işi
ve uyan
ve uyan
keyiflerine
keyiflerine
47:15
durumu (şudur)
durumu (şudur)
cennetin
cennetin
söz verilen
*
söz verilen
muttakilere
muttakilere
içinde vardır
içinde vardır
ırmakları
ırmakları
sudan
*
sudan
olmayan
olmayan
bozulma
bozulma
ve ırmakları
ve ırmakları
sütten
*
sütten
değişmeyen
*
değişmeyen
tadı
tadı
ve ırmakları
ve ırmakları
şaraptan
*
şaraptan
lezzet veren
lezzet veren
içenlere
içenlere
ve ırmakları
ve ırmakları
baldan
*
baldan
süzme
süzme
ve onlar için vardır
ve onlar için vardır
orada
orada
her çeşitten
*
her çeşitten
meyvalar
meyvalar
ve bağışlama (vardır)
ve bağışlama (vardır)
Rablerinden
*
Rablerinden
kimseler gibi olur mu?
kimseler gibi olur mu?
o
o
ebedi kalan
ebedi kalan
ateşte
*
ateşte
ve içirildiği
ve içirildiği
suyun
suyun
sıcak
sıcak
parça parça kesen
parça parça kesen
barsaklarını
barsaklarını
47:16
ve onlardan
ve onlardan
kimisi
kimisi
seni dinler
seni dinler
gelip
gelip
nihayet
nihayet
zaman
zaman
çıktıkları
çıktıkları
senin yanından
*
senin yanından
derler
derler
olanlara
olanlara
verilmiş
verilmiş
bilgi
bilgi
ne?
ne?
söyledi
söyledi
az önce
az önce
onlar
onlar
kimselerdir
kimselerdir
mühürlediği
mühürlediği
Allah'ın
Allah'ın
üzerini
üzerini
kalbleri
kalbleri
ve ardına düşmüş
ve ardına düşmüş
keyiflerinin
keyiflerinin
47:17
kimselere gelince
kimselere gelince
hidayet bulan(lara)
hidayet bulan(lara)
onların artırmıştır
onların artırmıştır
hidayetlerini
hidayetlerini
ve onlara vermiştir
ve onlara vermiştir
korunmalarını
korunmalarını
47:18
bekliyorlarmı?
*
bekliyorlarmı?
yalnızca
yalnızca
sa'atin
sa'atin
kendilerine gelmesini
*
kendilerine gelmesini
ansızın
ansızın
işte
işte
geldi
geldi
onun belirtileri
onun belirtileri
neden mümkün olsun?
neden mümkün olsun?
onlara
onlara
sonra
sonra
kendilerine geldikten
kendilerine geldikten
öğüt almaları
öğüt almaları
47:19
bil ki
bil ki
ki o
ki o
yoktur
yoktur
tanrı
tanrı
başka
başka
Allah'tan
Allah'tan
ve mağfiret dile
ve mağfiret dile
kendi günahın için
kendi günahın için
ve inanan erkekler için
ve inanan erkekler için
ve inanan kadınlar için
ve inanan kadınlar için
ve Allah
ve Allah
bilir
bilir
dönüp dolaşacağınız yeri
dönüp dolaşacağınız yeri
ve varıp duracağınız yeri
ve varıp duracağınız yeri
47:20
ve derler
ve derler
kimseler
kimseler
inanan(lar)
inanan(lar)
değil miydi?
değil miydi?
indirilmeli
indirilmeli
bir sure
bir sure
zaman
zaman
indirildiği
indirildiği
bir sure
bir sure
hükmü açık
hükmü açık
ve söz edilince
ve söz edilince
onda
onda
savaştan
savaştan
görürsün
görürsün
kimselerin
kimselerin
bulunan
bulunan
kalblerinde
kalblerinde
hastalık
hastalık
baktıklarını
baktıklarını
sana
sana
bakışı gibi
bakışı gibi
baygınlık çökmüş
baygınlık çökmüş
üzerine
üzerine
ölümden
*
ölümden
daha yakın
daha yakın
onlara
onlara