Sura
48
Sura
1 - 10
11 - 20
21 - 30
31 - 40
41 - 50
51 - 60
61 - 70
71 - 80
81 - 90
91 - 100
101 - 110
111 - 114
Sura 48. El-Feth (Fetih)
Ayet
1
Ayet
1 - 20
21 - 29
Cüz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
00:00 / 00:00
Number of repetitions
-
1
+
Sura 48, El-Feth (Fetih)
adıyla
Allah'ın
Rahman
Rahim
48:1
elbette biz
açtık (fetih verdik)
sana
bir fetih
apaçık
48:2
ki bağışlasın (diye)
senin
Allah
ne varsa
geçmiş
günahlarından
ve ne varsa
gelecek (günahlarından)
ve tamamlasın (diye)
ni'metini
sana olan
ve seni iletsin (diye)
bir yola
doğru
48:3
ve sana yardım etsin (diye)
Allah
bir yardımla (zaferle)
şanlı
48:4
O
ki
indirendir
huzur
kalblerine
mü'minlerin
artırmak için
imanlarını
beraber
imanlarıyla
Allah'ındır
askerleri
göklerin
ve yerin
ve
Allah
bilendir
hüküm ve hikmet sahibidir
48:5
soksun diye
inanan erkekleri
ve inanan kadınları
cennetlere
akan
altlarından
ırmaklar
ebedi kalacakları
içinde
ve örtsün diye
onların
kötülüklerini
ve (gerçekten)
bu
katında
Allah
bir başarıdır
büyük
48:6
ve azabetsin diye
münafık erkeklere
ve münafık kadınlara
ve ortak koşan erkeklere
ve ortak koşan kadınlara
zanda bulunan
Allah hakkında
zan ile
kötü
başlarına gelsin!
çemberi (olaylar)
kötülük
gazab etmiştir
Allah
onlara
ve onları la'netlemiştir
ve hazırlamıştır
onlara
cehennemi
ve orası ne kötü
bir varılacak yerdir
48:7
Allah'ındır
askerleri
göklerin
ve yerin
ve
Allah
azizdir
hakimdir
48:8
elbette biz
seni gönderdik
şahid
ve müjdeleyici
ve uyarıcı
48:9
ki inanasınız
Allah'a
ve Resulüne
O'nu destekleyesiniz
Ona saygı gösteresiniz
ve O'nu tesbih edesiniz
sabah
ve akşam
48:10
şüphesiz
kimseler
sana bi'at eden(ler)
gerçekte
bi'at etmektedirler
Allah'a
eli
Allah'ın
üzerindedir
onların ellerinin
o halde kim
ahdini bozarsa
şüphesiz
bozmuş olur
aleyhine
kendi
ve kim
tutarsa
verdiği sözü
O'na
Allah
ona verecektir
bir mükafat
büyük
48:11
diyecekler ki
sana
geri bırakılanlar
Araplardan
bizi alıkoydu
mallarımız
ve çocuklarımız
mağfiret dile
bizim için
onlar söylüyorlar
dilleriyle
bir şeyi
olmayan
kalblerinde
de ki
kim?
engel olabilir
sizin için
karşı
Allah'a
herhangi bir şeyle
eğer
istese
size
bir zarar vermek
yahut
istese
size
bir yarar vermek
hayır
Allah
olduklarınızı
yapıyor(lar)
haber almaktadır
48:12
herhalde
siz sandınız
ki
dönmeyecekler
elçi
ve mü'minler
ailelerine
bir daha asla
ve süslendirildi
bu
gönüllerinizde
ve zanda bulundunuz
bir zan ile
kötü
ve oldunuz
bir topluluk
helaki hak etmiş
48:13
ve kim
inanmazsa
Allah'a
ve Elçisine
bilsin ki biz
hazırlamışızdır
kafirler için
alevli bir ateş
48:14
ve Allah'ındır
mülkü
göklerin
ve yerin
bağışlar
kimseyi
dilediği
ve azab eder
kimseyi
dilediği
ve
Allah
bağışlayandır
esirgeyendir
48:15
diyecekler
geri bırakılanlar
zaman
gittiğiniz
ganimetlere
onları almak için
bizi bırakın
sizinle beraber gelelim
onlar istiyorlar
değiştirmek
sözünü
Allah'ın
de ki
asla
siz bizimle gelemezsiniz
böyle
buyurdu
Allah
önceden
onlar diyecekler
hayır
bizi çekemiyorsunuz
hayır
onlar
anlamazlar
dışında
pek azı
48:16
de ki
geride kalanlara
dan
siz yakında da'vet edileceksiniz
karşı
bir kavme
sahibi
güç
çok kuvvetli
onlarla savaşırsınız
yahut
(onlar) müslüman olurlar
eğer
ita'at ederseniz
size verir
Allah
bir mükafat
güzel
ve eğer
dönerseniz
gibi
döndüğünüz
önceden
size azabeder
bir azapla
acıklı
48:17
yoktur
köre
güçlük
ve yoktur
topala
güçlük
ve yoktur
hastaya
güçlük
ve kim
ita'at ederse
Allah'a
ve Elçisine;
onu sokar
cennetlere
akan
altından
ırmaklar
ve kim
yüz çevirirse
onu azablandırır
bir azaba
acıklı
48:18
andolsun
razı olmuştur
Allah
mü'minlerden
zaman
sana bi'at ettikleri
altında
ağacın
bildi
olanı
onların kalplerinde
ve indirdi
huzur ve güven
onların üzerine
ve onlara verdi
bir fetih
yakın
48:19
ve ganimetler (bahşeyledi)
birçok
alacakları
ve
Allah
üstündür
hüküm ve hikmet sahibidir
48:20
size va'detti
Allah
ganimetler
birçok
elde edeceğiniz
şimdilik verdi
size
bunu (Hudeybiye Barışı)
ve çekti
ellerini
insanların
sizden
olsun diye
bir ibret
inananlara
ve sizi iletsin diye
yola
dosdoğru
48:21
ve başka (şeyler)
henüz ele geçiremediniz
onları
fakat
kuşatmıştır
Allah
onları
ve
Allah
üzerine
her
şey
kadirdir