Mushaf, sayfa 452

  1. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    Ne oluyor size, nasıl hükmediyorsunuz?

    37:154
  2. أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    Hiç düşünmüyor musunuz?

    37:155
  3. أَمْ لَكُمْ سُلْطَانٌ مُبِينٌ

    Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?

    37:156
  4. فَأْتُوا بِكِتَابِكُمْ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

    Eğer sadıklardan iseniz kitabınızı getirin.

    37:157
  5. وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَبًا ۚ وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    O´nunla cinnler arasında bir neseb bağı uydurdular. Andolsun ki; cinnler de, onların götürüleceklerini bilmektedirler.

    37:158
  6. سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

    Allah, onların nitelendirdiklerinden münezzehtir.

    37:159
  7. إِلَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ

    Allah´ın ihlasa erdirilmiş kulları müstesna.

    37:160
  8. فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ

    Muhakkak ki sizler ve taptıklarınız,

    37:161
  9. مَا أَنْتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِنِينَ

    O´na karşı hiç fitneleyebilecek değilsiniz.

    37:162
  10. إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَحِيمِ

    Tabii cehenneme girecek olan müstesna.

    37:163
  11. وَمَا مِنَّا إِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ

    Bizim her birimizin belirli bir makamı vardır.

    37:164
  12. وَإِنَّا لَنَحْنُ الصَّافُّونَ

    Ve muhakkak ki biz; saf bağlayıp duranlarız.

    37:165
  13. وَإِنَّا لَنَحْنُ الْمُسَبِّحُونَ

    Ve muhakkak ki biz; tesbih edenleriz.

    37:166
  14. وَإِنْ كَانُوا لَيَقُولُونَ

    Onlar her ne kadar şöyle diyor idiyseler de;

    37:167
  15. لَوْ أَنَّ عِنْدَنَا ذِكْرًا مِنَ الْأَوَّلِينَ

    Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir zikir bulunsaydı;

    37:168
  16. لَكُنَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ

    Biz de elbet Allah´ın ihlasa erdirilmiş kulları olurduk.

    37:169
  17. فَكَفَرُوا بِهِ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    Sonunda O´na küfrettiler, ama ilerde bileceklerdir.

    37:170
  18. وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَلِينَ

    Andolsun ki; Bizim, gönderilen kullarımız hakkında sözümüz geçmiştir:

    37:171
  19. إِنَّهُمْ لَهُمُ الْمَنْصُورُونَ

    Onlar muhakkak yardım görenlerdir.

    37:172
  20. وَإِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ

    Ve şüphesiz ki Bizim askerlerimiz; onlar galiblerdir.

    37:173
  21. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    Sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

    37:174
  22. وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    Gözetleyiver onları, ilerde göreceklerdir.

    37:175
  23. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    Yoksa azabımızı mı çabucak istiyorlar?

    37:176
  24. فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَرِينَ

    Fakat o, yurtlarına indiğinde uyarılanların sabahı ne kötü olur.

    37:177
  25. وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    Sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

    37:178
  26. وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    Gözetleyiver, ilerde göreceklerdir.

    37:179
  27. سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

    Tenzih ederiz senin izzet sahibi Rabbını, onların nitelemekte olduklarından.

    37:180
  28. وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ

    Selam olsun peygamberlere.

    37:181
  29. وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

    Hamd olsun, alemlerin Rabbı Allah´a.

    37:182

Meal: İbni Kesir