Sure 68 El-Kalem (Kalem)
-
فَتَنَادَوْا مُصْبِحِينَ
Sabah erken birbirlerine seslendiler;
68:21 -
أَنِ اغْدُوا عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِنْ كُنْتُمْ صَارِمِينَ
Mahsullerinizi devşirecekseniz erkence çıkın, diye.
68:22 -
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَ
Ve gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
68:23 -
أَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْكِينٌ
Sakın bugün hiç bir yoksul çıkmasın karşınıza ve oraya girmesin, diye.
68:24 -
وَغَدَوْا عَلَىٰ حَرْدٍ قَادِرِينَ
Güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.
68:25 -
فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوا إِنَّا لَضَالُّونَ
Onu gördüklerinde dediler ki: Herhalde biz yanlış geldik.
68:26 -
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
Hayır, belki de biz mahrum bırakıldık.
68:27 -
قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ
Ortancaları dedi ki: Ben size demedim mi? Tesbih etmeli değil miydiniz?
68:28 -
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
Dediler ki: Tesbih ederiz Seni Rabbımız, gerçekten biz, zalimlerden olmuşuz.
68:29 -
فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ
Şimdi birbirlerini yermeye başladılar.
68:30 -
قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا طَاغِينَ
Dediler ki: Yazıklar olsun bize, doğrusu biz; azgınlardanmışız.
68:31 -
عَسَىٰ رَبُّنَا أَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِنْهَا إِنَّا إِلَىٰ رَبِّنَا رَاغِبُونَ
Belki Rabbımız bize bundan daha iyisini verir. Doğrusu biz; artık Rabbımızdan dilemekteyiz.
68:32 -
كَذَٰلِكَ الْعَذَابُ ۖ وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
Azab işte böyledir. Fakat ahiret azabı elbet daha büyüktür. Keşki bilmiş olsalardı.
68:33 -
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّعِيمِ
Muhakkak ki müttakiler için, Rabbları katında Naim cennetleri vardır.
68:34 -
أَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِمِينَ كَالْمُجْرِمِينَ
Biz; müslümanları suçlular gibi tutar mıyız hiç?
68:35 -
مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ
Ne oluyor size, nasıl hükmediyorsunuz?
68:36 -
أَمْ لَكُمْ كِتَابٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ
Yoksa size mahsus bir kitab var da ondan mı okuyorsunuz?
68:37 -
إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ
Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
68:38 -
أَمْ لَكُمْ أَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ ۙ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ
Yoksa kıyamet gününe kadar sürüp gidecek ahidler mi var aleyhimizde? Muhakkak ki hükmettikleriniz sizin olacaktır.
68:39 -
سَلْهُمْ أَيُّهُمْ بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ
Sor onlara; hangisi bunu üzerine alacak?
68:40
Meal: İbni Kesir