Mushaf, sayfa 311

  1. أَفَرَأَيْتَ الَّذِي كَفَرَ بِآيَاتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا

    Ayetlerimizi inkar eden; bana elbette mal ve çocuk verilecektir, diyeni gördün mü?

    19:77
  2. أَطَّلَعَ الْغَيْبَ أَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    O, görülmeyeni mi biliyor yoksa Rahman katından bir söz mü almış?

    19:78
  3. كَلَّا ۚ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُ مِنَ الْعَذَابِ مَدًّا

    Hayır, onun söylediğini yazacağız ve azabını uzattıkça uzatacağız.

    19:79
  4. وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًا

    Onun söylemekte olduğuna Biz, mirasçı olacağız. Kendisi Bize tek olarak gelecektir.

    19:80
  5. وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللَّهِ آلِهَةً لِيَكُونُوا لَهُمْ عِزًّا

    Onlar; kendilerine güç kazandırsın diye, Allah´ı bırakarak ilahlar edindiler.

    19:81
  6. كَلَّا ۚ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا

    Hayır, onlar kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine döneceklerdir.

    19:82
  7. أَلَمْ تَرَ أَنَّا أَرْسَلْنَا الشَّيَاطِينَ عَلَى الْكَافِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّا

    Bilmiyor musun ki; kafirlerin üzerine, onları kışkırtan şeytanlar gönderdik.

    19:83
  8. فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ ۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا

    Şu halde sen, onlara karşı acele etme. Biz, onların günlerini saydıkça sayıyoruz.

    19:84
  9. يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّقِينَ إِلَى الرَّحْمَٰنِ وَفْدًا

    O gün muttakileri Rahman´ın huzurunda, O´na gelmiş konuklar olarak toplarız.

    19:85
  10. وَنَسُوقُ الْمُجْرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرْدًا

    Mücrimleri de suya götürür gibi cehenneme süreriz.

    19:86
  11. لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ إِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    Rahman´ın katında, ahid almış olanlardan başkası asla şefaatta bulunamayacaktır.

    19:87
  12. وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمَٰنُ وَلَدًا

    Bir kısım kimseler: Rahman çocuk edindi, dediler.

    19:88
  13. لَقَدْ جِئْتُمْ شَيْئًا إِدًّا

    Andolsun ki; ortaya çok kötü bir şey attınız.

    19:89
  14. تَكَادُ السَّمَاوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْأَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّا

    Neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecekti;

    19:90
  15. أَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدًا

    Rahman´a çocuk isnad etmelerinden ötürü.

    19:91
  16. وَمَا يَنْبَغِي لِلرَّحْمَٰنِ أَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًا

    Oysa Rahman´a çocuk edinmek yaraşmaz.

    19:92
  17. إِنْ كُلُّ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ إِلَّا آتِي الرَّحْمَٰنِ عَبْدًا

    Çünkü göklerde ve yerlerde olan her şey, Rahman´a kul olarak gelecektir.

    19:93
  18. لَقَدْ أَحْصَاهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّا

    Andolsun ki; ilmi onları kuşatmış ve teker teker saymıştır.

    19:94
  19. وَكُلُّهُمْ آتِيهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَرْدًا

    Hepsi kıyamet günü O´na tek olarak gelecektir.

    19:95

Meal: İbni Kesir