Mushaf, sayfa 582
-
عَمَّ يَتَسَاءَلُونَ
Neyi soruşturuyorlar?
78:1 -
عَنِ النَّبَإِ الْعَظِيمِ
Büyük haberi mi?
78:2 -
الَّذِي هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Ki onlar, bunun üzerinde ihtilafa düşmektedirler.
78:3 -
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Hayır; ilerde, bileceklerdir.
78:4 -
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Yine hayır; ilerde, bileceklerdir.
78:5 -
أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ مِهَادًا
Yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
78:6 -
وَالْجِبَالَ أَوْتَادًا
Dağları da birer kazık?
78:7 -
وَخَلَقْنَاكُمْ أَزْوَاجًا
Ve sizi çift çift yarattık.
78:8 -
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا
Uykunuzu dinlenme kıldık.
78:9 -
وَجَعَلْنَا اللَّيْلَ لِبَاسًا
Geceyi bir örtü kıldık.
78:10 -
وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشًا
Gündüzü de maişet vakti kıldık.
78:11 -
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا
Üstünüzde yedi sağlamı bina ettik.
78:12 -
وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا
Pırıl pırıl parlayan bir kandil astık.
78:13 -
وَأَنْزَلْنَا مِنَ الْمُعْصِرَاتِ مَاءً ثَجَّاجًا
Sıkıştırılmlşlardan da şarıl şarıl bir su indirdik.
78:14 -
لِنُخْرِجَ بِهِ حَبًّا وَنَبَاتًا
Ki onunla taneler ve bitkiler çıkaralım.
78:15 -
وَجَنَّاتٍ أَلْفَافًا
Ve sarmaş dolaş bahçeler yetirelim.
78:16 -
إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ مِيقَاتًا
Doğrusu, hüküm günü; ta´yin edilmiş bir vakittir.
78:17 -
يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا
Sur´a üfürüldüğü gün, hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
78:18 -
وَفُتِحَتِ السَّمَاءُ فَكَانَتْ أَبْوَابًا
Gök açılmış, kapı kapı olmuştur.
78:19 -
وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا
Dağlar yürütülmüş, serab olmuştur.
78:20 -
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا
Şüphesiz ki cehennem; bir gözetleme yeridir.
78:21 -
لِلطَّاغِينَ مَآبًا
Azgınlar için varılacak bir yer.
78:22 -
لَابِثِينَ فِيهَا أَحْقَابًا
Sonsuz devirler boyunca orada kalacaklardır.
78:23 -
لَا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا
Orada serinlik ve içecekler tadamayacaklardır.
78:24 -
إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا
Sade kaynar bir su ve bir de irinden başka.
78:25 -
جَزَاءً وِفَاقًا
İşlediklerine uygun bir ceza olarak.
78:26 -
إِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًا
Çünkü onlar hiç bir hesab beklemezlerdi.
78:27 -
وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا كِذَّابًا
Ve ayetlerimizi yalan sayıp dururlardı.
78:28 -
وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا
Oysa Biz, her şeyi yazıp saymıştık.
78:29 -
فَذُوقُوا فَلَنْ نَزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
Öyleyse tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız.
78:30
Meal: İbni Kesir