Mushaf, sayfa 581

  1. أَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَاءٍ مَهِينٍ

    Sizi bayağı bir sudan, Biz yaratmadık mı?

    77:20
  2. فَجَعَلْنَاهُ فِي قَرَارٍ مَكِينٍ

    Onu sağlam bir yere yerleştirdik.

    77:21
  3. إِلَىٰ قَدَرٍ مَعْلُومٍ

    Belli bir süreye kadar.

    77:22
  4. فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ

    Bunu Biz takdir ettik, ne güzel takdir edenleriz Biz.

    77:23
  5. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    77:24
  6. أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ كِفَاتًا

    Biz; yeryüzünü toplantı mahalli kılmadık mı?

    77:25
  7. أَحْيَاءً وَأَمْوَاتًا

    Ölülere de, dirilere de.

    77:26
  8. وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَأَسْقَيْنَاكُمْ مَاءً فُرَاتًا

    Orada yüksek ve sabit dağlar var edip tatlı sular içirmedik mi size?

    77:27
  9. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    77:28
  10. انْطَلِقُوا إِلَىٰ مَا كُنْتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ

    Varın yalanlayıp durduğunuz şeye gidin.

    77:29
  11. انْطَلِقُوا إِلَىٰ ظِلٍّ ذِي ثَلَاثِ شُعَبٍ

    Üç kollu gölgeye gidin.

    77:30
  12. لَا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِي مِنَ اللَّهَبِ

    Gölge yapmaz ve alevden korumaz.

    77:31
  13. إِنَّهَا تَرْمِي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ

    O; her biri bir saray gibi kıvılcımlar atar.

    77:32
  14. كَأَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌ

    Ve her biri sanki birer sarı erkek devedir.

    77:33
  15. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    77:34
  16. هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنْطِقُونَ

    Bu; onların konuşamayacakları gündür.

    77:35
  17. وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ

    Onlara izin de verilmez ki özür dilesinler.

    77:36
  18. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    77:37
  19. هَٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَاكُمْ وَالْأَوَّلِينَ

    İşte bu; sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür.

    77:38
  20. فَإِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ

    Eğer Bana karşı bir düzeniniz varsa; onu hemen kurun.

    77:39
  21. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    77:40
  22. إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي ظِلَالٍ وَعُيُونٍ

    Muhakkak ki muttakiler, gölgeliklerde ve pınarlardadırlar.

    77:41
  23. وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ

    Ve canlarının istediğinden meyveler.

    77:42
  24. كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

    İşlediklerinize karşılık afiyetle yeyin, için.

    77:43
  25. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

    Şüphesiz ki Biz; ihsan edenleri böyle mükafatlandırırız.

    77:44
  26. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    77:45
  27. كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَلِيلًا إِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ

    Yeyin ve biraz eğlenin. Doğrusu sizler suçlularsınız.

    77:46
  28. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    77:47
  29. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ

    Onlara; rüku edin, denildiği zaman, rüku´a varmazlar.

    77:48
  30. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

    Vay haline o gün, yalanlayanların.

    77:49
  31. فَبِأَيِّ حَدِيثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ

    Bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

    77:50

Meal: İbni Kesir