Sure 12 Yûsuf (Yusuf), ayet 96
-
فَلَمَّا أَنْ جَاءَ الْبَشِيرُ أَلْقَاهُ عَلَىٰ وَجْهِهِ فَارْتَدَّ بَصِيرًا ۖ قَالَ أَلَمْ أَقُلْ لَكُمْ إِنِّي أَعْلَمُ مِنَ اللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Söz çevirisi
- فَلَمَّآ
- zaman
- أَن جَآءَ
- geldiği
- ٱلْبَشِيرُ
- müjdeci
- أَلْقَىٰهُ
- koyunca
- عَلَىٰ
- üzerine
- وَجْهِهِۦ
- yüzü
- فَٱرْتَدَّ
- derhal
- بَصِيرًا
- görür oldu
- قَالَ
- dedi ki
- أَلَمْ أَقُل
- demedim mi?
- لَّكُمْ
- size
- إِنِّىٓ
- elbett ben
- أَعْلَمُ
- bilirim
- مِنَ ٱللَّهِ
- Allahtan
- مَا
- şeyleri
- لَا تَعْلَمُونَ
- sizin bilmediğiniz
Fakat müjdeci gelip de onu yüzüne sürünce; derhal gördü ve dedi ki: Ben, size Allah katından sizin bilmeyeceğinizi biliyorum, dememiş miydim?
12:96
Meal: İbn Kesir Tefsiri