Sure 15 El-Hicr

  1. قَالَ هَٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَقِيمٌ

    Buyurdu ki: İşte, Benim taahhüd ettiğim dosdoğru yol budur.

    15:41
  2. إِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ إِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ

    Muhakkak ki kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olmaz. Ancak sana uyan sapıklar müstesna.

    15:42
  3. وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

    Şüphesiz onların hepsine vaadolunan yer, cehennemdir.

    15:43
  4. لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَابٍ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ

    Onun yedi kapısı vardır. Ve her kapıdan onların girecekleri bir kısım vardır.

    15:44
  5. إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

    Müttakiler ise; muhakkak ki cennetler ve pınarlar içindedirler.

    15:45
  6. ادْخُلُوهَا بِسَلَامٍ آمِنِينَ

    Selametle ve güven içinde girin oraya.

    15:46
  7. وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ إِخْوَانًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُتَقَابِلِينَ

    Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık. Artık onlar kardeş olarak sedirler üzerinde karşılıklı otururlar.

    15:47
  8. لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَجِينَ

    Onlara orada hiç bir yorgunluk ve zahmet değmez. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

    15:48
  9. نَبِّئْ عِبَادِي أَنِّي أَنَا الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

    Kullarıma bildir ki: Muhakkak Benim Ben, Gafur, Rahim olan.

    15:49
  10. وَأَنَّ عَذَابِي هُوَ الْعَذَابُ الْأَلِيمُ

    Ve muhakkak ki azabım da elem verici bir azabtır.

    15:50
  11. وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ إِبْرَاهِيمَ

    Hem onlara İbrahim´in konuklarından haber ver.

    15:51
  12. إِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًا قَالَ إِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ

    Onun yanına girip: Selam demişlerdi. O da: Doğrusu biz, sizden endişe ediyoruz, demişti.

    15:52
  13. قَالُوا لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَلِيمٍ

    Demişlerdi ki: Korkma, biz sana bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik.

    15:53
  14. قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِي عَلَىٰ أَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

    Ben, kocamışken mi bana müjde veriyorsunuz? O halde neye dayanarak müjdeliyorsunuz? dedi.

    15:54
  15. قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِطِينَ

    Dediler ki: Seni gerçekten müjdeliyoruz, öyleyse ümidini kesenlerden olma.

    15:55
  16. قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّهِ إِلَّا الضَّالُّونَ

    Dedi ki: Sapıklardan başka Rabbının rahmetinden kim ümidini keser?

    15:56
  17. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

    Ey elçiler; gerçek işiniz nedir? dedi.

    15:57
  18. قَالُوا إِنَّا أُرْسِلْنَا إِلَىٰ قَوْمٍ مُجْرِمِينَ

    Dediler ki: Biz, günahkar bir kavme gönderildik.

    15:58
  19. إِلَّا آلَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

    Şu kadar var ki Lut ailesi bunların dışındadır. Biz, onların hepsini behemehal kurtaracağız.

    15:59
  20. إِلَّا امْرَأَتَهُ قَدَّرْنَا ۙ إِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِرِينَ

    Karısı müstesna. Karısının geride kalanlar arasında bulunmasını takdir ettik.

    15:60

Meal: İbni Kesir