Sure 21 El-Enbiyâ (Enbiya), ayet 87

  1. وَذَا النُّونِ إِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَىٰ فِي الظُّلُمَاتِ أَنْ لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

    Söz çevirisi

    وَذَا
    ve Zü(nnun'u)
    ٱلنُّونِ
    (ve Zün)nun'u
    إِذ
    zira
    ذَّهَبَ
    gitmişti
    مُغَٰضِبًا
    kızarak
    فَظَنَّ
    sanmıştı
    أَن
    diye
    لَّن
    asla
    نَّقْدِرَ
    güç yetiremeyeceğiz
    عَلَيْهِ
    kendisine
    فَنَادَىٰ
    nihayet yalvardı
    فِى
    içinde
    ٱلظُّلُمَٰتِ
    karanlıklar
    أَن
    diye
    لَّآ
    yoktur
    إِلَٰهَ
    tanrı
    إِلَّآ
    başka
    أَنتَ
    senden
    سُبْحَٰنَكَ
    senin şanın yücedir
    إِنِّى
    muhakkak ben
    كُنتُ
    oldum
    مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
    zalimlerden

    Zünnun´a da. Hani o, öfkelenerek giderken kendisine güç yetiremeyeceğimizi sanmıştı. Ama sonunda karanlıklar içinde: Sen´den başka hiç bir ilah yoktur. Tenzih ederim seni, doğrusu ben, haksızlık edenlerden oldum, diye niyaz etmişti.

    21:87

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 21 El-Enbiyâ (Enbiya)