Sure 29 El-Ankebût (Ankebut), ayet 39
-
وَقَارُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَامَانَ ۖ وَلَقَدْ جَاءَهُمْ مُوسَىٰ بِالْبَيِّنَاتِ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْأَرْضِ وَمَا كَانُوا سَابِقِينَ
Söz çevirisi
- وَقَٰرُونَ
- ve Kaarun'u
- وَفِرْعَوْنَ
- ve Fir'avn'ı
- وَهَٰمَٰنَ
- ve Haman'ı
- وَلَقَدْ
- ve andolsun
- جَآءَهُم
- onlara geldi
- مُّوسَىٰ
- Musa
- بِٱلْبَيِّنَٰتِ
- açık kanıtlarla
- فَٱسْتَكْبَرُوا۟
- fakat onlar büyüklük tasladılar
- فِى ٱلْأَرْضِ
- o yerde
- وَمَا
- ama
- كَانُوا۟
- değillerdi
- سَٰبِقِينَ
- geçip gidecek
Karun´u, Firavun´u ve Haman´ı da. Andolsun ki Musa, kendilerine apaçık burhanlar getirmiş de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Halbuki azabımızın önüne geçebilecek değillerdi.
29:39
Meal: İbn Kesir Tefsiri