Sure 29 El-Ankebût (Ankebut), ayet 41
-
مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللَّهِ أَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِ اتَّخَذَتْ بَيْتًا ۖ وَإِنَّ أَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِ ۖ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
Söz çevirisi
- مَثَلُ
- misali
- ٱلَّذِينَ
- kimselerin
- ٱتَّخَذُوا۟
- edinen(lerin)
- مِن دُونِ
- başka
- ٱللَّهِ
- Allah'tan
- أَوْلِيَآءَ
- dostlar
- كَمَثَلِ
- misali gibidir
- ٱلْعَنكَبُوتِ
- örümcek
- ٱتَّخَذَتْ
- edinen
- بَيْتًا
- bir ev
- وَإِنَّ
- şüphesiz
- أَوْهَنَ
- en gevşeği
- ٱلْبُيُوتِ
- evlerin
- لَبَيْتُ
- elbette evidir
- ٱلْعَنكَبُوتِ
- örümcek
- لَوْ
- keşke
- كَانُوا۟
- idi
- يَعْلَمُونَ
- bilseler
Allah´tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi.
29:41
Meal: İbn Kesir Tefsiri