Sure 39 Ez-Zumer (Zümer), ayet 49

  1. فَإِذَا مَسَّ الْإِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَانَا ثُمَّ إِذَا خَوَّلْنَاهُ نِعْمَةً مِنَّا قَالَ إِنَّمَا أُوتِيتُهُ عَلَىٰ عِلْمٍ ۚ بَلْ هِيَ فِتْنَةٌ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Söz çevirisi

    فَإِذَا
    zaman
    مَسَّ
    dokunduğu
    ٱلْإِنسَٰنَ
    insana
    ضُرٌّ
    bir zarar
    دَعَانَا
    bize du'a eder
    ثُمَّ
    sonra
    إِذَا
    vakit
    خَوَّلْنَٰهُ
    ona verdiğimiz
    نِعْمَةً
    bir ni'met
    مِّنَّا
    bizden
    قَالَ
    der
    إِنَّمَآ
    elbette
    أُوتِيتُهُۥ
    bu bana verildi
    عَلَىٰ
    sayesinde
    عِلْمٍۭ
    bilgi(m)
    بَلْ
    hayır
    هِىَ
    o
    فِتْنَةٌ
    bir imtihandır
    وَلَٰكِنَّ
    fakat
    أَكْثَرَهُمْ
    çokları
    لَا يَعْلَمُونَ
    bilmiyorlar

    İnsana bir sıkıntı gelince; Bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimizde; bu, bana bilgimden dolayı verilmiştir, der. Hayır, bu bir denemedir. Fakat çokları bilmezler.

    39:49

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 39 Ez-Zumer (Zümer)