Sure 40 Gāfir (Gafir), ayet 18
-
وَأَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْآزِفَةِ إِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِمِينَ ۚ مَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ
Söz çevirisi
- وَأَنذِرْهُمْ
- ve onları uyar
- يَوْمَ
- güne (karşı)
- ٱلْءَازِفَةِ
- yaklaşan
- إِذِ
- zira
- ٱلْقُلُوبُ
- yürekler
- لَدَى
- dayanmıştır
- ٱلْحَنَاجِرِ
- gırtlaklara
- كَٰظِمِينَ
- yutkunur dururlar
- مَا
- yoktur
- لِلظَّٰلِمِينَ
- zalimlerin
- مِنْ
- hiçbir
- حَمِيمٍ
- dostu
- وَلَا
- ve yoktur
- شَفِيعٍ
- bir aracıları
- يُطَاعُ
- sözü tutulur
Onları yaklaşan gün ile uyar. O zaman ki; yürekler ağızlara gelecek, tasadan yutkunacaklar. Zalimlerin ne dostu, ne de dinlenecek şefaatçısı olur.
40:18
Meal: İbn Kesir Tefsiri