Sure 40 Gāfir (Gafir), ayet 47

  1. وَإِذْ يَتَحَاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفَاءُ لِلَّذِينَ اسْتَكْبَرُوا إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا نَصِيبًا مِنَ النَّارِ

    Söz çevirisi

    وَإِذْ
    ve
    يَتَحَآجُّونَ
    birbirleriyle tartışırlarken
    فِى
    içinde
    ٱلنَّارِ
    ateşin
    فَيَقُولُ
    dediler ki
    ٱلضُّعَفَٰٓؤُا۟
    zayıf olanlar
    لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوٓا۟
    büyüklük taslayanlara
    إِنَّا
    elbette biz
    كُنَّا
    idik
    لَكُمْ
    size
    تَبَعًا
    uymuş
    فَهَلْ
    siz-misiniz?
    أَنتُم مُّغْنُونَ
    siz
    عَنَّا
    bizden
    نَصِيبًا
    ufak bir parçasını
    مِّنَ ٱلنَّارِ
    ateşin

    Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken güçsüzler, büyüklük taslayanlara derler ki: Doğrusu biz, size uymuştuk. Şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?

    40:47

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 40 Gāfir (Gafir)