Sure 41 Fussilat, ayet 31
-
نَحْنُ أَوْلِيَاؤُكُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَفِي الْآخِرَةِ ۖ وَلَكُمْ فِيهَا مَا تَشْتَهِي أَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ فِيهَا مَا تَدَّعُونَ
Söz çevirisi
- نَحْنُ
- biz
- أَوْلِيَآؤُكُمْ
- sizin dostlarınızız
- فِى ٱلْحَيَوٰةِ
- hayatında
- ٱلدُّنْيَا
- dünya
- وَفِى
- ve
- ٱلْءَاخِرَةِ
- ahirette
- وَلَكُمْ
- ve size vardır
- فِيهَا
- orada
- مَا
- her şey
- تَشْتَهِىٓ
- çektiği
- أَنفُسُكُمْ
- canlarınızın
- وَلَكُمْ
- ve size vardır
- فِيهَا
- orada
- مَا
- her şey
- تَدَّعُونَ
- istediğiniz
Biz; dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Burada canlarınızın çektiği şeyler sizedir ve burada size umduğunuz her şey vardır.
41:31
Meal: İbn Kesir Tefsiri