Mushaf, sayfa 266

  1. قَالَ هَٰؤُلَاءِ بَنَاتِي إِنْ كُنْتُمْ فَاعِلِينَ

    Dedi ki: Yapacaksanız işte bunlar, benim kızlarım.

    15:71
  2. لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

    Senin ömrüne andolsun ki, onlar sarhoşlukları içinde muhakkak serseri bir halde idiler.

    15:72
  3. فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ

    Tan yeri ağarırken çığlık onları yakalayıverdi.

    15:73
  4. فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجِّيلٍ

    Ülkelerinin üstünü altına getirdi. Üzerlerine sert taş yağdırdık.

    15:74
  5. إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّمِينَ

    Bunda görebilenler için ayetler vardır.

    15:75
  6. وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُقِيمٍ

    O yerler, işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

    15:76
  7. إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً لِلْمُؤْمِنِينَ

    Muhakkak ki bunda, inananlar için ayetler vardır.

    15:77
  8. وَإِنْ كَانَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ لَظَالِمِينَ

    Ormanlık yerde oturanlar da gerçekten zalim kimselerdi.

    15:78
  9. فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُبِينٍ

    Bunun için onlardan öc aldık. Her ikisi de hala işlek bir yol üzerindedir

    15:79
  10. وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَلِينَ

    Andolsun ki Hicr ahalisi de peygamberlerini yalanlamışlardı.

    15:80
  11. وَآتَيْنَاهُمْ آيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِضِينَ

    Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde yüz çevirmişlerdi.

    15:81
  12. وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا آمِنِينَ

    Onlar, dağlardan emin evler yontup oyarlardı.

    15:82
  13. فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

    Sabaha karşı çığlık onları da yakalayıverdi.

    15:83
  14. فَمَا أَغْنَىٰ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

    Binaenaleyh yaptıkları da kendilerine bir fayda sağlamadı.

    15:84
  15. وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ ۗ وَإِنَّ السَّاعَةَ لَآتِيَةٌ ۖ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَمِيلَ

    Gökleri, yeri ve aralarındakini ancak hak ile yarattık. Kıyamet günü, muhakkak gelecektir. O halde sen yumuşak ve iyi davran.

    15:85
  16. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَلِيمُ

    Muhakkak ki senin Rabbın, yaratan ve bilendir.

    15:86
  17. وَلَقَدْ آتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَانِي وَالْقُرْآنَ الْعَظِيمَ

    Doğrusu sana; Biz, tekrarlanan yediyi ve şu Kur´an´ı verdik.

    15:87
  18. لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِ أَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

    Sakın onlardan bazı sınıflara verdiğimiz geçimliğe gözlerini dikme ve onlara üzülme. İnananlara kanat ger.

    15:88
  19. وَقُلْ إِنِّي أَنَا النَّذِيرُ الْمُبِينُ

    De ki: Ben apaçık bir uyarıcıyım.

    15:89
  20. كَمَا أَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِمِينَ

    Tıpkı o bölüşenlere indirdiğimiz gibi.

    15:90

Meal: İbni Kesir