Mushaf, sayfa 265

  1. إِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًا قَالَ إِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ

    Onun yanına girip: Selam demişlerdi. O da: Doğrusu biz, sizden endişe ediyoruz, demişti.

    15:52
  2. قَالُوا لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَلِيمٍ

    Demişlerdi ki: Korkma, biz sana bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik.

    15:53
  3. قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِي عَلَىٰ أَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

    Ben, kocamışken mi bana müjde veriyorsunuz? O halde neye dayanarak müjdeliyorsunuz? dedi.

    15:54
  4. قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِطِينَ

    Dediler ki: Seni gerçekten müjdeliyoruz, öyleyse ümidini kesenlerden olma.

    15:55
  5. قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّهِ إِلَّا الضَّالُّونَ

    Dedi ki: Sapıklardan başka Rabbının rahmetinden kim ümidini keser?

    15:56
  6. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

    Ey elçiler; gerçek işiniz nedir? dedi.

    15:57
  7. قَالُوا إِنَّا أُرْسِلْنَا إِلَىٰ قَوْمٍ مُجْرِمِينَ

    Dediler ki: Biz, günahkar bir kavme gönderildik.

    15:58
  8. إِلَّا آلَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

    Şu kadar var ki Lut ailesi bunların dışındadır. Biz, onların hepsini behemehal kurtaracağız.

    15:59
  9. إِلَّا امْرَأَتَهُ قَدَّرْنَا ۙ إِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِرِينَ

    Karısı müstesna. Karısının geride kalanlar arasında bulunmasını takdir ettik.

    15:60
  10. فَلَمَّا جَاءَ آلَ لُوطٍ الْمُرْسَلُونَ

    Elçiler Lut ailesine varınca;

    15:61
  11. قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ

    Lut: Doğrusu siz, tanınmamış kimselersiniz, dedi.

    15:62
  12. قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا فِيهِ يَمْتَرُونَ

    Onlar da: Biz, sana sadece onların şüphe edip durdukları azabı getirdik.

    15:63
  13. وَأَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَإِنَّا لَصَادِقُونَ

    Gerçekle geldik sana. Biz, şüphesiz doğru söyleyenleriz, dediler.

    15:64
  14. فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ اللَّيْلِ وَاتَّبِعْ أَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ أَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

    O halde geceleyin bir ara aileni yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiç biriniz arkaya bakmasın ve emrolunduğunuz yere doğru yürüyün, demişlerdi.

    15:65
  15. وَقَضَيْنَا إِلَيْهِ ذَٰلِكَ الْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰؤُلَاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِحِينَ

    Böylece ona bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlayacaklarını bildirdik.

    15:66
  16. وَجَاءَ أَهْلُ الْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

    Şehir halkı sevinerek geldiler.

    15:67
  17. قَالَ إِنَّ هَٰؤُلَاءِ ضَيْفِي فَلَا تَفْضَحُونِ

    Dedi ki: Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni mahcub etmeyin.

    15:68
  18. وَاتَّقُوا اللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ

    Allah´tan korkun da beni rezil etmeyin.

    15:69
  19. قَالُوا أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَمِينَ

    Dediler ki: Biz seni alemlerden men´etmemiş miydik?

    15:70

Meal: İbni Kesir