Mushaf, sayfa 313

  1. وَأَنَا اخْتَرْتُكَ فَاسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰ

    Ve ben; seni seçtim. Öyleyse vahyolunanı dinle.

    20:13
  2. إِنَّنِي أَنَا اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنَا فَاعْبُدْنِي وَأَقِمِ الصَّلَاةَ لِذِكْرِي

    Şüphesiz ki Ben; Allah´ım. Benden başka hiç bir ilah yoktur. Öyleyse Bana ibadet et ve Beni anmak için namaz kıl.

    20:14
  3. إِنَّ السَّاعَةَ آتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍ بِمَا تَسْعَىٰ

    Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Her nefis işlediğinin karşılığını görsün diye onu neredeyse gizliyorum.

    20:15
  4. فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوَاهُ فَتَرْدَىٰ

    Ona inanmayan ve hevesine uyan kimse, seni bundan alıkoymasın, yoksa helak olursun.

    20:16
  5. وَمَا تِلْكَ بِيَمِينِكَ يَا مُوسَىٰ

    O sağ elindeki de nedir ey Musa?

    20:17
  6. قَالَ هِيَ عَصَايَ أَتَوَكَّأُ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِي وَلِيَ فِيهَا مَآرِبُ أُخْرَىٰ

    Dedi ki: O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim ve daha bir çok işlerde ondan faydalanırım.

    20:18
  7. قَالَ أَلْقِهَا يَا مُوسَىٰ

    Buyurdu: Ey Musa bırak onu.

    20:19
  8. فَأَلْقَاهَا فَإِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعَىٰ

    O da bıraktı. Bir de ne görsün; o, hemen koşan bir yılan oluvermiş.

    20:20
  9. قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ ۖ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا الْأُولَىٰ

    Buyurdu: Tut onu korkma. Biz onu yine eski durumuna çevireceğiz.

    20:21
  10. وَاضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَاءَ مِنْ غَيْرِ سُوءٍ آيَةً أُخْرَىٰ

    Elini de koltuğunun altına koy ki; diğer bir mucize olarak kusursuz, bembeyaz çıksın.

    20:22
  11. لِنُرِيَكَ مِنْ آيَاتِنَا الْكُبْرَى

    Bununla sana daha büyük mucizelerimizi gösterelim.

    20:23
  12. اذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَىٰ

    Firavun´a git, doğrusu o, azmıştır.

    20:24
  13. قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي

    Dedi ki: Rabbım, göğsümü aç.

    20:25
  14. وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي

    İşimi kolaylaştır.

    20:26
  15. وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي

    Dilimden de düğümü çöz ki;

    20:27
  16. يَفْقَهُوا قَوْلِي

    Sözümü iyi anlasınlar.

    20:28
  17. وَاجْعَلْ لِي وَزِيرًا مِنْ أَهْلِي

    Kendi ailemden bir vezir ver bana;

    20:29
  18. هَارُونَ أَخِي

    Kardeşim Harun´u.

    20:30
  19. اشْدُدْ بِهِ أَزْرِي

    Onunla destekle beni.

    20:31
  20. وَأَشْرِكْهُ فِي أَمْرِي

    Onu işimizde ortak yap,

    20:32
  21. كَيْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا

    Ki seni daha çok tesbih edelim.

    20:33
  22. وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا

    Ve seni daha çok analım.

    20:34
  23. إِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَصِيرًا

    Şüphesiz ki Sen, bizi görmektesin.

    20:35
  24. قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَا مُوسَىٰ

    Buyurdu: Ey Musa; istediğin sana verilmiştir.

    20:36
  25. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰ

    Zaten sana, başka bir defa daha lutufta bulunmuştuk.

    20:37

Meal: İbni Kesir