Mushaf, sayfa 448

  1. وَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ

    Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

    37:76
  2. وَلَقَدْ نَادَانَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُجِيبُونَ

    Andolsun ki; Nuh, Bize niyaz etmişti. Ne güzel icabet edenleriz Biz.

    37:75
  3. إِلَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ

    Ancak Allah´ın ihlasa erdirilmiş kulları müstesna.

    37:74
  4. فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَرِينَ

    Bir bak; uyarılanların akıbeti nice oldu.

    37:73
  5. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِمْ مُنْذِرِينَ

    Ve andolsun ki; onlara, uyarıcılar göndermiştik.

    37:72
  6. وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ الْأَوَّلِينَ

    Andolsun ki; onlardan önce geçenlerin çoğu da sapıtmıştı.

    37:71
  7. فَهُمْ عَلَىٰ آثَارِهِمْ يُهْرَعُونَ

    Yine de onların izlerinde koşturuluyorlardı.

    37:70
  8. إِنَّهُمْ أَلْفَوْا آبَاءَهُمْ ضَالِّينَ

    Doğrusu onlar, babalarını sapıklar olarak bulmuşlardı.

    37:69
  9. ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى الْجَحِيمِ

    Sonra onların dönüşü muhakkak, yine cehennemedir.

    37:68
  10. ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِنْ حَمِيمٍ

    Sonra onlar için, üzerine kaynar su katılmış içkiler de vardır.

    37:67
  11. فَإِنَّهُمْ لَآكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِئُونَ مِنْهَا الْبُطُونَ

    Onlar muhakkak ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.

    37:66
  12. طَلْعُهَا كَأَنَّهُ رُءُوسُ الشَّيَاطِينِ

    Tomurcukları şeytanların başları gibidir.

    37:65
  13. إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِي أَصْلِ الْجَحِيمِ

    O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.

    37:64
  14. إِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِمِينَ

    Doğrusu Biz, onu; zalimler için bir fitne yaptık.

    37:63
  15. أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلًا أَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ

    Konak yeri olarak bu mu hayırlıdır, yoksa zakkum ağacı mı?

    37:62
  16. لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ

    Çalışanlar bunun gibisi için çalışsınlar.

    37:61
  17. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

    İşte bu, şüphesiz büyük kurtuluştur.

    37:60
  18. إِلَّا مَوْتَتَنَا الْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    Ancak ilk ölümümüz müstesna, ve azablandırılmayacağız da.

    37:59
  19. أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ

    Biz, bir daha ölmeyeceğiz değil mi?

    37:58
  20. وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَرِينَ

    Rabbımın lutfu olmasaydı, ben de oraya götürülenlerden olacaktım.

    37:57
  21. قَالَ تَاللَّهِ إِنْ كِدْتَ لَتُرْدِينِ

    Dedi ki: Allah´a andolsun ki; az kaldı beni de mahvedecektin.

    37:56
  22. فَاطَّلَعَ فَرَآهُ فِي سَوَاءِ الْجَحِيمِ

    Bir bakar ve onu cehennemin ortasında görmüştür.

    37:55
  23. قَالَ هَلْ أَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ

    Siz, onu bilir misiniz? dedi.

    37:54
  24. أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَإِنَّا لَمَدِينُونَ

    Öldüğümüz, toprak ve bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, biz mi ceza göreceğiz?

    37:53
  25. يَقُولُ أَإِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّقِينَ

    Derdi ki: Sen de mi tasdik edenlerdensin?

    37:52

Meal: İbn Kesir Tefsiri