Mushaf, sayfa 449

  1. وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاقِينَ

    Ve onun soyunu süreklilerin kendisi kıldık.

    37:77
  2. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْآخِرِينَ

    Sonrakiler arasında ona da bıraktık.

    37:78
  3. سَلَامٌ عَلَىٰ نُوحٍ فِي الْعَالَمِينَ

    Alemler içinde selam olsun Nuh´a.

    37:79
  4. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

    Biz, ihsan edenleri; işte böyle mükafatlandırırız.

    37:80
  5. إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ

    Doğrusu o; Bizim inanmış kullarımızdandı.

    37:81
  6. ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ

    Sonra diğerlerini suda boğduk.

    37:82
  7. وَإِنَّ مِنْ شِيعَتِهِ لَإِبْرَاهِيمَ

    Muhakkak ki İbrahim de onun yolunda olanlardandı.

    37:83
  8. إِذْ جَاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

    Çünkü Rabbına selim bir kalb ile gelmişti.

    37:84
  9. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَاذَا تَعْبُدُونَ

    Hani babasına ve kavmine demişti ki: Neye ibadet ediyorsunuz?

    37:85
  10. أَئِفْكًا آلِهَةً دُونَ اللَّهِ تُرِيدُونَ

    Yalancılık etmek için mi, Allah´tan başka tanrılar mı istiyorsunuz?

    37:86
  11. فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ

    Alemlerin Rabbı hakkındaki zannınız nedir?

    37:87
  12. فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِ

    Derken yıldızlara bir göz atarak baktı.

    37:88
  13. فَقَالَ إِنِّي سَقِيمٌ

    Doğrusu ben, rahatsızım, dedi.

    37:89
  14. فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِرِينَ

    Bunun üzerine arkalarını dönüp uzaklaştılar.

    37:90
  15. فَرَاغَ إِلَىٰ آلِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

    O da, tanrılarına yönelip dedi ki: Yemiyor musunuz?

    37:91
  16. مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ

    Ne o, konuşmuyor musunuz?

    37:92
  17. فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَمِينِ

    Nihayet üzerlerine yürüyüp sağıyla vurdu.

    37:93
  18. فَأَقْبَلُوا إِلَيْهِ يَزِفُّونَ

    Bunun üzerine koşarak ona geldiler.

    37:94
  19. قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ

    Dedi ki: Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?

    37:95
  20. وَاللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

    Halbuki sizi de, yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır.

    37:96
  21. قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَانًا فَأَلْقُوهُ فِي الْجَحِيمِ

    Haydin; dediler, onun için bir bina yapın da onu alevli ateşe atın.

    37:97
  22. فَأَرَادُوا بِهِ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْأَسْفَلِينَ

    Ona hile yapmak istediler. Biz de onları en aşağılar kıldık.

    37:98
  23. وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهْدِينِ

    O, dedi ki: Doğrusu ben, Rabbıma gidiyorum. O beni hidayete erdirir.

    37:99
  24. رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ

    Rabbım, bana salihlerden ihsan et.

    37:100
  25. فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ

    Biz de ona, hilim sahibi bir oğul müjdeledik.

    37:101
  26. فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَىٰ فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِي إِنْ شَاءَ اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ

    O, kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca dedi ki: Oğulcuğum; doğrusu ben, rüyada iken seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, ne dersin? O da dedi ki: Babacığım; sana emrolunanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun.

    37:102

Meal: İbni Kesir