Sure 37 Es-Sâffât (Saffat)

  1. أُولَٰئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَعْلُومٌ

    İşte onlar için, ma´lum bir rızık vardır.

    37:41
  2. فَوَاكِهُ ۖ وَهُمْ مُكْرَمُونَ

    Ve meyveler. Onlar, ikram edilenlerdir;

    37:42
  3. فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ

    Naim cennetlerinde,

    37:43
  4. عَلَىٰ سُرُرٍ مُتَقَابِلِينَ

    Karşılıklı tahtlar üzerinde.

    37:44
  5. يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَعِينٍ

    Kendilerine kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur,

    37:45
  6. بَيْضَاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِبِينَ

    Ki bembeyazdır, içenlere zevk verir.

    37:46
  7. لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنْزَفُونَ

    Başağrısı yoktur onda ve sarhoş da etmez.

    37:47
  8. وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عِينٌ

    Yanlarında el değmemiş ve bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlüler vardır.

    37:48
  9. كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ

    Sanki onlar, saklı bir yumurta gibidirler.

    37:49
  10. فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ

    Bir kısmı bir kısmına dönerek soruştururlar.

    37:50
  11. قَالَ قَائِلٌ مِنْهُمْ إِنِّي كَانَ لِي قَرِينٌ

    İçlerinden bir sözcü der ki: Benim bir dostum vardı.

    37:51
  12. يَقُولُ أَإِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّقِينَ

    Derdi ki: Sen de mi tasdik edenlerdensin?

    37:52
  13. أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَإِنَّا لَمَدِينُونَ

    Öldüğümüz, toprak ve bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, biz mi ceza göreceğiz?

    37:53
  14. قَالَ هَلْ أَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ

    Siz, onu bilir misiniz? dedi.

    37:54
  15. فَاطَّلَعَ فَرَآهُ فِي سَوَاءِ الْجَحِيمِ

    Bir bakar ve onu cehennemin ortasında görmüştür.

    37:55
  16. قَالَ تَاللَّهِ إِنْ كِدْتَ لَتُرْدِينِ

    Dedi ki: Allah´a andolsun ki; az kaldı beni de mahvedecektin.

    37:56
  17. وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَرِينَ

    Rabbımın lutfu olmasaydı, ben de oraya götürülenlerden olacaktım.

    37:57
  18. أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ

    Biz, bir daha ölmeyeceğiz değil mi?

    37:58
  19. إِلَّا مَوْتَتَنَا الْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    Ancak ilk ölümümüz müstesna, ve azablandırılmayacağız da.

    37:59
  20. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

    İşte bu, şüphesiz büyük kurtuluştur.

    37:60

Meal: İbni Kesir