Mushaf, sayfa 450

  1. فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ

    İkisi de teslim olunca, babası; oğlunu alnı üzere yatırdı.

    37:103
  2. وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ

    Biz, ona şöyle seslendik: Ey İbrahim;

    37:104
  3. قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

    Sen rü´yayı gerçekleştirdin. Elbette Biz, ihsan edenleri böylece mükafatlandırırız.

    37:105
  4. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْبَلَاءُ الْمُبِينُ

    Muhakkak ki bu, apaçık bir imtihandı.

    37:106
  5. وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ

    Ve ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

    37:107
  6. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْآخِرِينَ

    Sonrakiler arasında ona da bıraktık.

    37:108
  7. سَلَامٌ عَلَىٰ إِبْرَاهِيمَ

    Selam olsun İbrahim´e.

    37:109
  8. كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

    Biz, ihsan edenleri işte böyle mükafatlandırırız.

    37:110
  9. إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ

    Muhakkak ki o, mü´min kullarımızdandı.

    37:111
  10. وَبَشَّرْنَاهُ بِإِسْحَاقَ نَبِيًّا مِنَ الصَّالِحِينَ

    Ona salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak´ı müjdeledik.

    37:112
  11. وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰ إِسْحَاقَ ۚ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِهِ مُبِينٌ

    Onu da, İshak´ı da mübarek kıldık. O ikisinin soyundan ihsan eden de vardır, kendisine açıkça zulmeden de.

    37:113
  12. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَارُونَ

    Andolsun ki; Musa ve Harun´a da lutuf da bulunmuştuk.

    37:114
  13. وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ

    O ikisini de, kavimlerini de büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

    37:115
  14. وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ

    Onlara yardım etmiştik de galibler onlar oldu.

    37:116
  15. وَآتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَبِينَ

    Her ikisine de apaçık anlaşılan kitab vermiştik.

    37:117
  16. وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ

    Ve onları doğru yola hidayet etmiştik.

    37:118
  17. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْآخِرِينَ

    Sonrakiler arasında; ikisini de bıraktık.

    37:119
  18. سَلَامٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَارُونَ

    Musa ve Harun´a selam olsun.

    37:120
  19. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

    Muhakkak ki Biz, ihsan edenleri böyle mükafatlandırırız.

    37:121
  20. إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ

    Doğrusu o ikisi de, mü´min kullarımızdandı.

    37:122
  21. وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ

    Muhakkak ki İlyas da peygamberlerdendi.

    37:123
  22. إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ أَلَا تَتَّقُونَ

    Hani kavmine demişti ki: Siz, hiç korkmaz mısınız?

    37:124
  23. أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ الْخَالِقِينَ

    Yaratıcıların en güzelini bırakıp da Ba´l´e mi taparsınız?

    37:125
  24. اللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ

    Sizin de Rabbınız, önceki babalarınızın da Rabbı olan Allah´ı.

    37:126

Meal: İbni Kesir