Sure 37 Es-Sâffât (Saffat)

  1. فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ

    Biz de ona, hilim sahibi bir oğul müjdeledik.

    37:101
  2. فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَىٰ فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِي إِنْ شَاءَ اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ

    O, kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca dedi ki: Oğulcuğum; doğrusu ben, rüyada iken seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, ne dersin? O da dedi ki: Babacığım; sana emrolunanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun.

    37:102
  3. فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ

    İkisi de teslim olunca, babası; oğlunu alnı üzere yatırdı.

    37:103
  4. وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ

    Biz, ona şöyle seslendik: Ey İbrahim;

    37:104
  5. قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

    Sen rü´yayı gerçekleştirdin. Elbette Biz, ihsan edenleri böylece mükafatlandırırız.

    37:105
  6. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْبَلَاءُ الْمُبِينُ

    Muhakkak ki bu, apaçık bir imtihandı.

    37:106
  7. وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ

    Ve ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

    37:107
  8. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْآخِرِينَ

    Sonrakiler arasında ona da bıraktık.

    37:108
  9. سَلَامٌ عَلَىٰ إِبْرَاهِيمَ

    Selam olsun İbrahim´e.

    37:109
  10. كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

    Biz, ihsan edenleri işte böyle mükafatlandırırız.

    37:110
  11. إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ

    Muhakkak ki o, mü´min kullarımızdandı.

    37:111
  12. وَبَشَّرْنَاهُ بِإِسْحَاقَ نَبِيًّا مِنَ الصَّالِحِينَ

    Ona salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak´ı müjdeledik.

    37:112
  13. وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰ إِسْحَاقَ ۚ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِهِ مُبِينٌ

    Onu da, İshak´ı da mübarek kıldık. O ikisinin soyundan ihsan eden de vardır, kendisine açıkça zulmeden de.

    37:113
  14. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَارُونَ

    Andolsun ki; Musa ve Harun´a da lutuf da bulunmuştuk.

    37:114
  15. وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ

    O ikisini de, kavimlerini de büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

    37:115
  16. وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ

    Onlara yardım etmiştik de galibler onlar oldu.

    37:116
  17. وَآتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَبِينَ

    Her ikisine de apaçık anlaşılan kitab vermiştik.

    37:117
  18. وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ

    Ve onları doğru yola hidayet etmiştik.

    37:118
  19. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْآخِرِينَ

    Sonrakiler arasında; ikisini de bıraktık.

    37:119
  20. سَلَامٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَارُونَ

    Musa ve Harun´a selam olsun.

    37:120

Meal: İbni Kesir