Mushaf, sayfa 537

  1. فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ

    Öyleyse Rabbını büyük adıyla tesbih et.

    56:96
  2. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَقِينِ

    Şüphesiz ki bu; kesin gerçeğin kendisidir.

    56:95
  3. وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

    Ve cehenneme atılış.

    56:94
  4. فَنُزُلٌ مِنْ حَمِيمٍ

    İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet,

    56:93
  5. وَأَمَّا إِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبِينَ الضَّالِّينَ

    Eğer sapık yalanlayıcılardan ise;

    56:92
  6. فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ

    Selem sana sağcılardan.

    56:91
  7. وَأَمَّا إِنْ كَانَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ

    Şayet sağcılardan ise;

    56:90
  8. فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

    Rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti.

    56:89
  9. فَأَمَّا إِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّبِينَ

    Eğer o kişi gözdelerden ise;

    56:88
  10. تَرْجِعُونَهَا إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

    Onu geri çevirsenize. Şayet sadıklar iseniz.

    56:87
  11. فَلَوْلَا إِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

    Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz,

    56:86
  12. وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلَٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ

    Biz ona sizden daha yakınız, ama görmezsiniz.

    56:85
  13. وَأَنْتُمْ حِينَئِذٍ تَنْظُرُونَ

    O vakit görürsünüz siz.

    56:84
  14. فَلَوْلَا إِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَ

    Hele can boğaza gelince;

    56:83
  15. وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

    Rızkınızı yalanlamakla mı çıkarıyorsunuz?

    56:82
  16. أَفَبِهَٰذَا الْحَدِيثِ أَنْتُمْ مُدْهِنُونَ

    Siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

    56:81
  17. تَنْزِيلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمِينَ

    Alemlerin Rabbından indirilmedir.

    56:80
  18. لَا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ

    Ona arınmış olanlardan başkası dokunamaz.

    56:79
  19. فِي كِتَابٍ مَكْنُونٍ

    Korunmuş bir kitabdadır.

    56:78
  20. إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ

    Şüphesiz o; şerefli bir Kur´an´dır.

    56:77
  21. هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ ۖ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

    O; hem Evvel´dir, hem Ahir´dir, hem Zahir´dir, hem Batın´dır. Ve O; her şeyi bilendir.

    57:3
  22. لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ يُحْيِي وَيُمِيتُ ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

    Göklerin ve yerin mülkü O´nundur. Diriltir, öldürür. Ve O; her şeye kadirdir.

    57:2
  23. سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

    Göklerde ve yerde olanlar Allah´ı tesbih etmektedirler. Ve O; Aziz´dir, Hakim´dir.

    57:1

Meal: İbn Kesir Tefsiri