Sure 51 Ez-Zâriyât (Zariyat)

  1. وَفِي أَنْفُسِكُمْ ۚ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

    Kendi nefislerinizde de. Hala görmez misiniz?

    51:21
  2. وَفِي السَّمَاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ

    Rızkınız da, size vaadolunan şeyler de semadadır.

    51:22
  3. فَوَرَبِّ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ لَحَقٌّ مِثْلَ مَا أَنَّكُمْ تَنْطِقُونَ

    Göğün ve yerin Rabbına andolsun ki; bu, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir.

    51:23
  4. هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَاهِيمَ الْمُكْرَمِينَ

    Sana, İbrahim´in şerefli misafirlerinin haberi geldi mi?

    51:24
  5. إِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًا ۖ قَالَ سَلَامٌ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ

    Hani onlar, yanına girip; selam sana, demişlerdi de; selam, demişti. Tanınmamış bir zümre.

    51:25
  6. فَرَاغَ إِلَىٰ أَهْلِهِ فَجَاءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ

    Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı ile gelmiş,

    51:26
  7. فَقَرَّبَهُ إِلَيْهِمْ قَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

    Onlara yaklaştırıp; yemez misiniz? demişti.

    51:27
  8. فَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً ۖ قَالُوا لَا تَخَفْ ۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَلِيمٍ

    Derken onlardan endişeye düşmüştü. Korkma; demişler ve onu bilgin bir oğulla müjdelemişlerdi.

    51:28
  9. فَأَقْبَلَتِ امْرَأَتُهُ فِي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ

    Bunun üzerine zevcesi hayretle seslenerek döndü, yüzünü kapayarak: Kısır bir kocakarı, dedi.

    51:29
  10. قَالُوا كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ ۖ إِنَّهُ هُوَ الْحَكِيمُ الْعَلِيمُ

    Onlar: Bu, böyledir, Rabbın buyurdu. Muhakkak ki O; Hakim, Alim olandır, dediler.

    51:30
  11. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

    Ey elçiler, işiniz nedir? dedi.

    51:31
  12. قَالُوا إِنَّا أُرْسِلْنَا إِلَىٰ قَوْمٍ مُجْرِمِينَ

    Dediler ki: Biz, suçlu bir kavme gönderildik,

    51:32
  13. لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ طِينٍ

    Ki; üzerlerine çamurdan taşlar yağdıralım.

    51:33
  14. مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ

    Ki; aşırı gidenler için Rabbının katında nişanlanmış.

    51:34
  15. فَأَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ فِيهَا مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

    Bunun üzerine orada bulunan mü´minleri çıkardık.

    51:35
  16. فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ

    Zaten orada bir evden başka müslüman bulamadık.

    51:36
  17. وَتَرَكْنَا فِيهَا آيَةً لِلَّذِينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْأَلِيمَ

    Elim azabdan korkanlar için orada bir ayet bıraktık.

    51:37
  18. وَفِي مُوسَىٰ إِذْ أَرْسَلْنَاهُ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُبِينٍ

    Musa´da da. Hani onu, apaçık bir delille Firavun´a göndermiştik.

    51:38
  19. فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِ وَقَالَ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

    O, erkanı ile birlikte yüz çevirmiş; ya bir büyücü, ya da bir delidir, demişti.

    51:39
  20. فَأَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ

    Sonunda onu da, ordularını da yakalayıp denize attık. O, kınanacak işler yapıp durmaktaydı.

    51:40

Meal: İbni Kesir