Mushaf, sayfa 569
-
يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَنِيهِ
Yalnız birbirine gösterilirler. Suçlu kişi; o günün azabından kurtulmak için oğullarını feda etmek ister.
70:11 -
وَصَاحِبَتِهِ وَأَخِيهِ
Eşini ve kardeşini,
70:12 -
وَفَصِيلَتِهِ الَّتِي تُؤْوِيهِ
Kendisini barındırmış olan sülalesini.
70:13 -
وَمَنْ فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنْجِيهِ
Ve yeryüzünde bulunan herkesi. Ki nihayet kendisini kurtarsın.
70:14 -
كَلَّا ۖ إِنَّهَا لَظَىٰ
Fakat ne mümkün, çünkü o; halis alevdir.
70:15 -
نَزَّاعَةً لِلشَّوَىٰ
Deriyi soyup kavurandır.
70:16 -
تَدْعُو مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ
Yüz çevirip arkasına döneni çağırır.
70:17 -
وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰ
Malını toplayıp kap içinde saklayanı da.
70:18 -
إِنَّ الْإِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعًا
Gerçekten insan; hırsına düşkün yaratılmıştır.
70:19 -
إِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًا
Başına bir fenalık gelince, feryadı basandır.
70:20 -
وَإِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعًا
Kendisine bir hayır dokununca da çok cimridir.
70:21 -
إِلَّا الْمُصَلِّينَ
Ancak namaz kılanlar müstesna.
70:22 -
الَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَائِمُونَ
Onlar ki; namazlarında daimdirler.
70:23 -
وَالَّذِينَ فِي أَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌ
Ve onlar ki; mallarında belirli bir hak vardır;
70:24 -
لِلسَّائِلِ وَالْمَحْرُومِ
Dilenen ve yoksula.
70:25 -
وَالَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدِّينِ
Onlar ki; din gününü doğrularlar.
70:26 -
وَالَّذِينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَ
Ve onlar ki; Rabblarının azabından korkarlar.
70:27 -
إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ
Doğrusu onlar, Rabblarının azabından güvende değildirler.
70:28 -
وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ
Ve onlar ki; mahrem yerlerini korurlar.
70:29 -
إِلَّا عَلَىٰ أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
Ancak eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları müstesna. Doğrusu onlar, bunun için kınanacak değildirler.
70:30 -
فَمَنِ ابْتَغَىٰ وَرَاءَ ذَٰلِكَ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْعَادُونَ
Kim de bundan ötesini ararsa; işte onlar, haddi aşanların kendileridir.
70:31 -
وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ
Ve onlar ki; emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.
70:32 -
وَالَّذِينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَائِمُونَ
Ve onlar ki; şahidliklerini gereği gibi yaparlar.
70:33 -
وَالَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ
Ve onlar ki; namazlarını muhafaza ederler.
70:34 -
أُولَٰئِكَ فِي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَ
İşte bunlar; cennetlerde ikram olunanlardır.
70:35 -
فَمَالِ الَّذِينَ كَفَرُوا قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ
O küfredenlere ne oluyor ki; gözlerini sana doğru dikip bakmaktadırlar.
70:36 -
عَنِ الْيَمِينِ وَعَنِ الشِّمَالِ عِزِينَ
Sağdan ve soldan halka halka olarak.
70:37 -
أَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ أَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ
Onlardan herkes Naim cennetine konulacağını mı umuyor?
70:38 -
كَلَّا ۖ إِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ
Hayır. Doğrusu Biz; onları, bilip durdukları şeyden yarattık.
70:39
Meal: İbni Kesir