Mushaf, sayfa 576

  1. حَتَّىٰ أَتَانَا الْيَقِينُ

    Nihayet ölüm bize gelip çattı.

    74:47
  2. وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدِّينِ

    Ve din gününü yalanlardık.

    74:46
  3. وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَائِضِينَ

    Dalanlarla birlikte biz de dalardık,

    74:45
  4. وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْكِينَ

    Yoksulu doyurmazdık,

    74:44
  5. قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلِّينَ

    Derler ki: Biz, namaz kılanlardan değildik,

    74:43
  6. مَا سَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ

    Nedir sizi Sekar´a sürükleyen?

    74:42
  7. عَنِ الْمُجْرِمِينَ

    Suçlulara;

    74:41
  8. فِي جَنَّاتٍ يَتَسَاءَلُونَ

    Cennetlerdedirler. Sorarlar,

    74:40
  9. إِلَّا أَصْحَابَ الْيَمِينِ

    Ancak sağcılar müstesna.

    74:39
  10. كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ

    Her nefis kazandığı ile bağlıdır.

    74:38
  11. لِمَنْ شَاءَ مِنْكُمْ أَنْ يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ

    İçinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyenler için.

    74:37
  12. نَذِيرًا لِلْبَشَرِ

    İnsanlar için uyarıcıdır.

    74:36
  13. إِنَّهَا لَإِحْدَى الْكُبَرِ

    Muhakkak ki o, büyüklerden biridir.

    74:35
  14. وَالصُّبْحِ إِذَا أَسْفَرَ

    Ağardığında sabaha,

    74:34
  15. وَاللَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ

    Dönüp geldiğinde geceye,

    74:33
  16. كَلَّا وَالْقَمَرِ

    Hayır, andolsun aya,

    74:32
  17. وَمَا جَعَلْنَا أَصْحَابَ النَّارِ إِلَّا مَلَائِكَةً ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِلَّذِينَ كَفَرُوا لِيَسْتَيْقِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذِينَ آمَنُوا إِيمَانًا ۙ وَلَا يَرْتَابَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ اللَّهُ مَنْ يَشَاءُ وَيَهْدِي مَنْ يَشَاءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ

    Cehennem bekçilerini yalnız meleklerden kıldık. Onların sayılarını da ancak küfretmiş olanlar için bir fitne kıldık. Ki kendilerine kitab verilmiş olanlar, kesin bilgi sahibi olsunlar. İman edenlerin de imanları artsın. Kendilerine kitab verilmiş olanlar ve mü´minler kuşkuya düşmesinler. Bir de kalblerinde hastalık bulunanlarla kafirler: Bununla Allah neyi kasdetmiş? desinler. İşte böyle Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Rabbının ordularını ancak kendisi bilir. Bu, ancak insanlara bir öğüttür.

    74:31
  18. عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ

    Onun üzerinde ondokuz vardır.

    74:30
  19. لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِ

    Deriyi kavurandır.

    74:29
  20. لَا تُبْقِي وَلَا تَذَرُ

    O, ne geri bırakır, ne de azabdan vazgeçer.

    74:28
  21. وَمَا أَدْرَاكَ مَا سَقَرُ

    Sekar´ın ne olduğunu bilir misin sen?

    74:27
  22. سَأُصْلِيهِ سَقَرَ

    Ben, onu Sekar´a yaslayacağım.

    74:26
  23. إِنْ هَٰذَا إِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ

    Bu; ancak bir insan sözüdür.

    74:25
  24. فَقَالَ إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ

    Ve dedi ki: Bu; sadece öğretilegelen bir büyüdür.

    74:24
  25. ثُمَّ أَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَ

    Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı.

    74:23
  26. ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

    Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.

    74:22
  27. ثُمَّ نَظَرَ

    Sonra baktı.

    74:21
  28. ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    Sonra yine canı çıkası nasıl da öşçüp biçti.

    74:20
  29. فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    Canı çıkası, nasıl da ölçüp biçti.

    74:19
  30. إِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

    Doğrusu o, düşündü ve ölçüp biçti.

    74:18

Meal: İbn Kesir Tefsiri