Mushaf, sayfa 576

  1. إِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

    Doğrusu o, düşündü ve ölçüp biçti.

    74:18
  2. فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    Canı çıkası, nasıl da ölçüp biçti.

    74:19
  3. ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    Sonra yine canı çıkası nasıl da öşçüp biçti.

    74:20
  4. ثُمَّ نَظَرَ

    Sonra baktı.

    74:21
  5. ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

    Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.

    74:22
  6. ثُمَّ أَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَ

    Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı.

    74:23
  7. فَقَالَ إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ

    Ve dedi ki: Bu; sadece öğretilegelen bir büyüdür.

    74:24
  8. إِنْ هَٰذَا إِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ

    Bu; ancak bir insan sözüdür.

    74:25
  9. سَأُصْلِيهِ سَقَرَ

    Ben, onu Sekar´a yaslayacağım.

    74:26
  10. وَمَا أَدْرَاكَ مَا سَقَرُ

    Sekar´ın ne olduğunu bilir misin sen?

    74:27
  11. لَا تُبْقِي وَلَا تَذَرُ

    O, ne geri bırakır, ne de azabdan vazgeçer.

    74:28
  12. لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِ

    Deriyi kavurandır.

    74:29
  13. عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ

    Onun üzerinde ondokuz vardır.

    74:30
  14. وَمَا جَعَلْنَا أَصْحَابَ النَّارِ إِلَّا مَلَائِكَةً ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِلَّذِينَ كَفَرُوا لِيَسْتَيْقِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذِينَ آمَنُوا إِيمَانًا ۙ وَلَا يَرْتَابَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ اللَّهُ مَنْ يَشَاءُ وَيَهْدِي مَنْ يَشَاءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ

    Cehennem bekçilerini yalnız meleklerden kıldık. Onların sayılarını da ancak küfretmiş olanlar için bir fitne kıldık. Ki kendilerine kitab verilmiş olanlar, kesin bilgi sahibi olsunlar. İman edenlerin de imanları artsın. Kendilerine kitab verilmiş olanlar ve mü´minler kuşkuya düşmesinler. Bir de kalblerinde hastalık bulunanlarla kafirler: Bununla Allah neyi kasdetmiş? desinler. İşte böyle Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Rabbının ordularını ancak kendisi bilir. Bu, ancak insanlara bir öğüttür.

    74:31
  15. كَلَّا وَالْقَمَرِ

    Hayır, andolsun aya,

    74:32
  16. وَاللَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ

    Dönüp geldiğinde geceye,

    74:33
  17. وَالصُّبْحِ إِذَا أَسْفَرَ

    Ağardığında sabaha,

    74:34
  18. إِنَّهَا لَإِحْدَى الْكُبَرِ

    Muhakkak ki o, büyüklerden biridir.

    74:35
  19. نَذِيرًا لِلْبَشَرِ

    İnsanlar için uyarıcıdır.

    74:36
  20. لِمَنْ شَاءَ مِنْكُمْ أَنْ يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ

    İçinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyenler için.

    74:37
  21. كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ

    Her nefis kazandığı ile bağlıdır.

    74:38
  22. إِلَّا أَصْحَابَ الْيَمِينِ

    Ancak sağcılar müstesna.

    74:39
  23. فِي جَنَّاتٍ يَتَسَاءَلُونَ

    Cennetlerdedirler. Sorarlar,

    74:40
  24. عَنِ الْمُجْرِمِينَ

    Suçlulara;

    74:41
  25. مَا سَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ

    Nedir sizi Sekar´a sürükleyen?

    74:42
  26. قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلِّينَ

    Derler ki: Biz, namaz kılanlardan değildik,

    74:43
  27. وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْكِينَ

    Yoksulu doyurmazdık,

    74:44
  28. وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَائِضِينَ

    Dalanlarla birlikte biz de dalardık,

    74:45
  29. وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدِّينِ

    Ve din gününü yalanlardık.

    74:46
  30. حَتَّىٰ أَتَانَا الْيَقِينُ

    Nihayet ölüm bize gelip çattı.

    74:47

Meal: İbni Kesir