Mushaf, sayfa 586

  1. إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ

    Güneş dürüldüğü zaman;

    81:1
  2. وَإِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْ

    Yıldızlar döküldüğü zaman;

    81:2
  3. وَإِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْ

    Dağlar yürütüldüğü zaman;

    81:3
  4. وَإِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْ

    Gebe develer salıverildiği zaman;

    81:4
  5. وَإِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ

    Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman;

    81:5
  6. وَإِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْ

    Denizler kaynatıldığı zaman;

    81:6
  7. وَإِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ

    Ruhlar çiftleştirildiği zaman;

    81:7
  8. وَإِذَا الْمَوْءُودَةُ سُئِلَتْ

    Diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman;

    81:8
  9. بِأَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْ

    Hangi günahtan dolayı öldürüldüğü,

    81:9
  10. وَإِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ

    Sayfalar açıldığı zaman;

    81:10
  11. وَإِذَا السَّمَاءُ كُشِطَتْ

    Gök yerinden oynatıldığı zaman;

    81:11
  12. وَإِذَا الْجَحِيمُ سُعِّرَتْ

    Cehennem kızıştırıldığı zaman;

    81:12
  13. وَإِذَا الْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ

    Ve Cennet yaklaştırıldığı zaman;

    81:13
  14. عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا أَحْضَرَتْ

    Kişi önceden ne hazırladığını bilecektir.

    81:14
  15. فَلَا أُقْسِمُ بِالْخُنَّسِ

    Andolsun sinenlere;

    81:15
  16. الْجَوَارِ الْكُنَّسِ

    Akıp akıp yuvalarına girenlere;

    81:16
  17. وَاللَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ

    kararmaya başlayan geceye;

    81:17
  18. وَالصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ

    Ağarmaya başlayan sabaha;

    81:18
  19. إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ

    Şüphesiz ki bu; şerefli bir elçinin sözüdür.

    81:19
  20. ذِي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ

    Arş´ın sahibi katında değerlidir ve güçlüdür.

    81:20
  21. مُطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ

    Kendisine uyulandır, emindir.

    81:21
  22. وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍ

    Sizin arkadaşınız asla deli değildir.

    81:22
  23. وَلَقَدْ رَآهُ بِالْأُفُقِ الْمُبِينِ

    Andolsun ki; onu, apaçık ufukta görmüştür.

    81:23
  24. وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنِينٍ

    Gaybdan ötürü o, asla suçlu da değildir.

    81:24
  25. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَجِيمٍ

    Bu, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    81:25
  26. فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ

    Böyleyken nereye gidiyorsunuz?

    81:26
  27. إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمِينَ

    O; ancak alemler için bir öğüttür.

    81:27
  28. لِمَنْ شَاءَ مِنْكُمْ أَنْ يَسْتَقِيمَ

    Sizden doğru olmak isteyenler için.

    81:28
  29. وَمَا تَشَاءُونَ إِلَّا أَنْ يَشَاءَ اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ

    Alemlerin Rabbı olan Allah dilemedikçe, sizler dileyemezsiniz.

    81:29

Meal: İbni Kesir