Mushaf, sayfa 591
-
وَالسَّمَاءِ وَالطَّارِقِ
Andolsun göğe ve Tarık´a.
86:1 -
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ
Nereden bileceksin sen Tarık´ın ne olduğunu?
86:2 -
النَّجْمُ الثَّاقِبُ
O, delen yıldızdır.
86:3 -
إِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
Hiç bir nefis yoktur ki mutlaka onun üzerinde bir gözeten bulunmasın.
86:4 -
فَلْيَنْظُرِ الْإِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَ
Şu halde insan bir baksın, neden yaratılmıştır?
86:5 -
خُلِقَ مِنْ مَاءٍ دَافِقٍ
O, atılıp dökülen bir sudan yaratılmıştır.
86:6 -
يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ
Bel kemiği ile göğüslerin arasından çıkar.
86:7 -
إِنَّهُ عَلَىٰ رَجْعِهِ لَقَادِرٌ
Şüphe yok ki O, onu yeniden döndürmeye kadirdir.
86:8 -
يَوْمَ تُبْلَى السَّرَائِرُ
O gün, sırlar yoklanıp meydana çıkarılacaktır.
86:9 -
فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
Artık onun gücü de, yardımcısı da yoktur.
86:10 -
وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الرَّجْعِ
Andolsun o dönüş yeri olan göğe.
86:11 -
وَالْأَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ
Ve yarılan yere,
86:12 -
إِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
Ki doğrusu bu, kesin bir sözdür,
86:13 -
وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ
Ve o, bir şaka değildir.
86:14 -
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا
Gerçekten onlar düzen kuruyorlar,
86:15 -
وَأَكِيدُ كَيْدًا
Ben de bir düzen kurmaktayım.
86:16 -
فَمَهِّلِ الْكَافِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا
Sen; şimdilik kafirlere mühlet ver, onları biraz geciktir.
86:17 -
سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْأَعْلَى
Rabbının o çok yüce adını tesbih et.
87:1 -
الَّذِي خَلَقَ فَسَوَّىٰ
Ki O, yaratıp şekil vermiştir.
87:2 -
وَالَّذِي قَدَّرَ فَهَدَىٰ
Ki O, takdir edip doğru yolu göstermiştir.
87:3 -
وَالَّذِي أَخْرَجَ الْمَرْعَىٰ
Ki O, yeşilliği çıkarmıştır.
87:4 -
فَجَعَلَهُ غُثَاءً أَحْوَىٰ
Sonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirmiştir.
87:5 -
سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسَىٰ
Seni okutacağız da hiç unutmayacaksın.
87:6 -
إِلَّا مَا شَاءَ اللَّهُ ۚ إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
Yalnız Allah´ın dilediği başka. Çünkü O, açığı da, gizli olanı da bilir.
87:7 -
وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
Ve seni kolay olana muvaffak edeceğiz.
87:8 -
فَذَكِّرْ إِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرَىٰ
O halde öğüt fayda verecekse, öğüt ver.
87:9 -
سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشَىٰ
Korkacak olan öğüt alacaktır.
87:10 -
وَيَتَجَنَّبُهَا الْأَشْقَى
Bedbaht olan ise ondan kaçınır.
87:11 -
الَّذِي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرَىٰ
Ki o, en büyük ateşe girecek olandır.
87:12 -
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
O, orada ne ölecek, ne de dirilecektir.
87:13 -
قَدْ أَفْلَحَ مَنْ تَزَكَّىٰ
Doğrusu arınan, felah bulmuştur.
87:14 -
وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهِ فَصَلَّىٰ
Rabbının adını anıp namaz kılan.
87:15
Meal: İbni Kesir