Sure 11 Hud, ayet 116

  1. فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِنْ قَبْلِكُمْ أُولُو بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِي الْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِمَّنْ أَنْجَيْنَا مِنْهُمْ ۗ وَاتَّبَعَ الَّذِينَ ظَلَمُوا مَا أُتْرِفُوا فِيهِ وَكَانُوا مُجْرِمِينَ

    Söz çevirisi

    فَلَوْلَا
    değil miydi?
    كَانَ
    bulunmalı
    مِنَ ٱلْقُرُونِ
    nesillerden
    مِن قَبْلِكُمْ
    sizden önceki
    أُو۟لُوا۟
    sahipleri
    بَقِيَّةٍ
    fazilet
    يَنْهَوْنَ
    alıkoyan
    عَنِ ٱلْفَسَادِ
    fesattan
    فِى ٱلْأَرْضِ
    yeryüzünde
    إِلَّا
    dışında
    قَلِيلًا
    çok azı
    مِّمَّنْ
    kendilerini
    أَنجَيْنَا
    kurtardığımız
    مِنْهُمْ
    onlardan
    وَٱتَّبَعَ
    peşine takıldılar
    ٱلَّذِينَ
    kimseler
    ظَلَمُوا۟
    zulmedenler
    مَآ أُتْرِفُوا۟
    bulundukları refahın
    فِيهِ
    içinde
    وَكَانُوا۟
    ve oldular
    مُجْرِمِينَ
    suçlu kimseler

    Sizden önceki nesillerin ileri gelenleri yeryüzünde bozgunculuğa engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardıklarımız pek azdır. Zalim olanlar ise yalnız kendilerine verilen refahın ardına düştüler. Suçlu kimselerdi onlar.

    11:116

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 11 Hud