Sure 12 Yûsuf (Yusuf), ayet 111
-
لَقَدْ كَانَ فِي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِأُولِي الْأَلْبَابِ ۗ مَا كَانَ حَدِيثًا يُفْتَرَىٰ وَلَٰكِنْ تَصْدِيقَ الَّذِي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Söz çevirisi
- لَقَدْ
- elbette
- كَانَ فِى
- vardır
- قَصَصِهِمْ
- onların hikayelerinde
- عِبْرَةٌ
- ibret
- لِّأُو۟لِى
- sahipleri için
- ٱلْأَلْبَٰبِ
- akıl
- مَا كَانَ
- (bu) değildir
- حَدِيثًا
- bir söz
- يُفْتَرَىٰ
- uydurulacak
- وَلَٰكِن
- ancak
- تَصْدِيقَ
- doğrulanmasıdır
- ٱلَّذِى
- kimsenin
- بَيْنَ يَدَيْهِ
- kendinden öncekinin
- وَتَفْصِيلَ
- ve açıklamasıdır
- كُلِّ
- her
- شَىْءٍ
- şeyin
- وَهُدًى
- ve bir hidayettir
- وَرَحْمَةً
- ve rahmettir
- لِّقَوْمٍ
- toplumlar için
- يُؤْمِنُونَ
- inanan
Andolsun ki; onların kıssalarında aklı olanlar için ibretler vardır. Bu, uydurulabilecek bir söz değildir. O; sadece kendinden önceki kitabların tasdiki, her şeyin tafsilidir. İnananlar topluluğu için de hidayet ve rahmettir.
12:111
Meal: İbn Kesir Tefsiri