Sure 14 İbrahim, ayet 4
-
وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِهِ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ ۖ فَيُضِلُّ اللَّهُ مَنْ يَشَاءُ وَيَهْدِي مَنْ يَشَاءُ ۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Söz çevirisi
- وَمَآ
- ve
- أَرْسَلْنَا
- biz göndermedik
- مِن
- her
- رَّسُولٍ
- elçiyi
- إِلَّا
- başka
- بِلِسَانِ
- dilinden
- قَوْمِهِۦ
- kendi kavminin
- لِيُبَيِّنَ
- açıklasın diye
- لَهُمْ
- olara
- فَيُضِلُّ
- şaşırtır
- ٱللَّهُ
- Allah
- مَن
- kimseyi
- يَشَآءُ
- dilediğin
- وَيَهْدِى
- ve yola iletir
- مَن
- kimseyi
- يَشَآءُ
- dilediği
- وَهُوَ
- ve O
- ٱلْعَزِيزُ
- azizdir
- ٱلْحَكِيمُ
- hüküm ve hikmet sahibidir
Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki; onlara, apaçık anlatsın. Bundan sonra Allah; dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Ve O; Aziz´dir, Hakim´dir.
14:4
Meal: İbn Kesir Tefsiri