Sure 14 İbrahim, ayet 6
-
وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ أَنْجَاكُمْ مِنْ آلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوءَ الْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ أَبْنَاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ ۚ وَفِي ذَٰلِكُمْ بَلَاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظِيمٌ
Söz çevirisi
- وَإِذْ
- ve hani
- قَالَ
- demişti ki
- مُوسَىٰ
- Musa
- لِقَوْمِهِ
- kavmine
- ٱذْكُرُوا۟
- hatırlayın
- نِعْمَةَ
- ni'metini
- ٱللَّهِ
- Allah'ın
- عَلَيْكُمْ
- üzerinizdeki
- إِذْ
- zaman
- أَنجَىٰكُم
- sizi kurtardı
- مِّنْ ءَالِ
- soyundan
- فِرْعَوْنَ
- Fir'avn
- يَسُومُونَكُمْ
- onlar sizi sürüyorlardı
- سُوٓءَ
- en kötüsüne
- ٱلْعَذَابِ
- işkencenin
- وَيُذَبِّحُونَ
- ve kesiyorlardı
- أَبْنَآءَكُمْ
- oğullarınızı
- وَيَسْتَحْيُونَ
- ve sağ bırakıyorlardı
- نِسَآءَكُمْ
- kadınlarınızı
- وَفِى
- ve vardı
- ذَٰلِكُم
- bunda size
- بَلَآءٌ
- bir imtihan
- مِّن رَّبِّكُمْ
- Rabbinizden
- عَظِيمٌ
- büyük
Hani Musa kavmine demişti ki: Allah´ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü o, sizi azabın kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun hanedanından kurtarmıştı. Bunda Rabbınızdan büyük bir imtihan vardır.
14:6
Meal: İbn Kesir Tefsiri