Sure 41 Fussilat, ayet 12
-
فَقَضَاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ فِي يَوْمَيْنِ وَأَوْحَىٰ فِي كُلِّ سَمَاءٍ أَمْرَهَا ۚ وَزَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَحِفْظًا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ
Söz çevirisi
- فَقَضَىٰهُنَّ
- böylece onları yaptı
- سَبْعَ
- yedi
- سَمَٰوَاتٍ
- gök
- فِى
- içinde
- يَوْمَيْنِ
- iki gün
- وَأَوْحَىٰ
- ve vahyetti
- فِى كُلِّ
- her
- سَمَآءٍ
- göğe
- أَمْرَهَا
- emrini
- وَزَيَّنَّا
- ve biz donattık
- ٱلسَّمَآءَ
- semasını
- ٱلدُّنْيَا
- dünya
- بِمَصَٰبِيحَ
- lambalarla
- وَحِفْظًا
- ve koruma ile
- ذَٰلِكَ
- işte bu
- تَقْدِيرُ
- takdiridir
- ٱلْعَزِيزِ
- güçlü olanın
- ٱلْعَلِيمِ
- bilenin
Böylece iki gün içerisinde yedi gök var etti. Ve her göğün işini kendisine bildirdi. Biz; dünya semasını ışıklarla donattık, koruduk. İşte bu; Aziz, Alim´in takdiridir.
41:12
Meal: İbn Kesir Tefsiri