Sure 41 Fussilat, ayet 45

  1. وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ فِيهِ ۗ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ ۚ وَإِنَّهُمْ لَفِي شَكٍّ مِنْهُ مُرِيبٍ

    Söz çevirisi

    وَلَقَدْ
    ve andolsun
    ءَاتَيْنَا
    biz vermiştik
    مُوسَى
    Musa'ya
    ٱلْكِتَٰبَ
    Kitabı
    فَٱخْتُلِفَ
    fakat ayrılığa düşülmüştü
    فِيهِ
    onda
    وَلَوْلَا
    ve eğer olmasaydı
    كَلِمَةٌ
    bir söz
    سَبَقَتْ
    geçmiş
    مِن رَّبِّكَ
    Rabbinden
    لَقُضِىَ
    derhal hüküm verilirdi
    بَيْنَهُمْ
    aralarında
    وَإِنَّهُمْ
    fakat onlar
    لَفِى
    içindedirler
    شَكٍّ
    bir kuşku
    مِّنْهُ
    ondan
    مُرِيبٍ
    işkilli

    Andolsun ki; Biz, Musa´ya kitab vermiştik de onda ihtilafa düşülmüştü. Şayet Rabbından bir söz geçmiş olmasaydı; aralarında hüküm verilirdi. Muhakkak ki onlar; bundan şüphe ve endişe içindedirler.

    41:45

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 41 Fussilat