Sure 41 Fussilat, ayet 47

  1. إِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ السَّاعَةِ ۚ وَمَا تَخْرُجُ مِنْ ثَمَرَاتٍ مِنْ أَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنْثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِ ۚ وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ أَيْنَ شُرَكَائِي قَالُوا آذَنَّاكَ مَا مِنَّا مِنْ شَهِيدٍ

    Söz çevirisi

    إِلَيْهِ
    O'na
    يُرَدُّ
    döndürülür
    عِلْمُ
    bilgisi
    ٱلسَّاعَةِ
    sa'at (kıyamet)
    وَمَا
    ve
    تَخْرُجُ
    çıkmaz
    مِن ثَمَرَٰتٍ
    meyvalar
    مِّنْ أَكْمَامِهَا
    kabuklarından
    وَمَا تَحْمِلُ
    gebe kalmaz
    مِنْ
    hiçbir
    أُنثَىٰ
    dişi
    وَلَا
    ve
    تَضَعُ
    doğurmaz
    إِلَّا
    olmadan
    بِعِلْمِهِۦ
    O'nun bilgisi
    وَيَوْمَ
    ve (o) gün
    يُنَادِيهِمْ
    onlara seslenildiği
    أَيْنَ
    nerede?
    شُرَكَآءِى
    ortaklarım
    قَالُوٓا۟
    demişlerdir
    ءَاذَنَّٰكَ
    sana arz ederiz ki
    مَا
    yok
    مِنَّا
    bizden
    مِن
    hiçbir
    شَهِيدٍ
    gören

    Kıyamet saatının bilgisi, ancak O´na aittir. O´nun ilmi olmadıkça hiç bir meyve tomurcuklarından çıkmaz. Hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: Nerede Benim ortaklarım? diye seslendiği gün derler ki: Bizden hiç bir şahid olmadığını Sana arzederiz.

    41:47

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 41 Fussilat