Sure 47 Muhammed, ayet 30
-
وَلَوْ نَشَاءُ لَأَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِسِيمَاهُمْ ۚ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فِي لَحْنِ الْقَوْلِ ۚ وَاللَّهُ يَعْلَمُ أَعْمَالَكُمْ
Söz çevirisi
- وَلَوْ
- şayet
- نَشَآءُ
- biz dileseydik
- لَأَرَيْنَٰكَهُمْ
- onları sana gösterirdik
- فَلَعَرَفْتَهُم
- sen onları tanırdın
- بِسِيمَٰهُمْ
- simalarından
- وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ
- ve onları tanırdın
- فِى لَحْنِ
- üslubundan
- ٱلْقَوْلِ
- sözlerinin
- وَٱللَّهُ
- ve Allah
- يَعْلَمُ
- bilir
- أَعْمَٰلَكُمْ
- yaptığınız işleri
Şayet isteseydik; Biz, onları sana gösterirdik de sen; onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki; sen, onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah; bütün yaptıklarınızı bilir.
47:30
Meal: İbn Kesir Tefsiri