Mushaf, sayfa 369

  1. لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ

    Eğer onlar galip gelirlerse; büyücülere belki biz de tabi oluruz.

    26:40
  2. فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ

    Büyücüler geldikleri vakit, Firavun´a dediler ki: Galip gelenler biz olursak; muhakkak bize bir ücret vardır değil mi?

    26:41
  3. قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ

    Evet, dedi. O takdirde siz, muhakkak gözdelerdensiniz.

    26:42
  4. قَالَ لَهُمْ مُوسَىٰ أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ

    Musa onlara dedi ki: Atacak olduğunuz şeyleri atın.

    26:43
  5. فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ

    Onlar da bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve dediler ki: Firavun hakkı için elbette elbette biz galib gelenleriz.

    26:44
  6. فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

    Ardından Musa asasını attı. Bir de ne görsünler; onların uydurduklarını yutuveriyor.

    26:45
  7. فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ

    Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar.

    26:46
  8. قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ

    Dediler ki: Biz, alemlerin Rabbına inandık.

    26:47
  9. رَبِّ مُوسَىٰ وَهَارُونَ

    Musa ve Harun´un Rabbına.

    26:48
  10. قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ ۖ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

    Ben size izin vermezden önce mi ona inandınız? Şüphesiz size büyü öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; elbette ben, ellerinizi ve ayaklarınızı andolsun ki çaprazlama kestireceğim ve hepinizi astıracağım, dedi.

    26:49
  11. قَالُوا لَا ضَيْرَ ۖ إِنَّا إِلَىٰ رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ

    Onlar da dediler ki: Zararı yok. Biz muhakkak Rabbımıza dönenleriz.

    26:50
  12. إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ

    Mü´minlerin ilki olmamızdan dolayı biz, gerçekten Rabbımızın hatalarımızı bağışlayacağını umarız.

    26:51
  13. وَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ مُوسَىٰ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ

    Musa´ya da vahyetti ki: Kullarımı geceleyin yola çıkar. Şüphesiz siz, izleneceksiniz.

    26:52
  14. فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ

    Bunun üzerine Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi.

    26:53
  15. إِنَّ هَٰؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ

    Şüphesiz ki bunlar; döküntü azınlıklarıdır.

    26:54
  16. وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ

    Ve gerçekten bize de büyük bir öfke beslemektedirler.

    26:55
  17. وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ

    Doğrusu biz, topluca tedbirli olmalıyız.

    26:56
  18. فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

    Fakat Biz, onları bahçelerden ve pınar başlarından çıkardık.

    26:57
  19. وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

    Hazinelerden ve şerefli makamlardan.

    26:58
  20. كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ

    Böylece onlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

    26:59
  21. فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ

    Güneş üzerlerine doğarken onları izlediler.

    26:60

Meal: İbni Kesir