Mushaf, sayfa 531
-
وَمَا أَمْرُنَا إِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ
Ve Bizim emrimiz bir tektir; bir göz kırpması gibidir.
54:50 -
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Andolsun ki; Biz, sizin benzerlerinizi hep helak etmişizdir. Şu halde bir düşünen var mı?
54:51 -
وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ
Yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
54:52 -
وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُسْتَطَرٌ
Küçük, büyük her şey satır satırdır.
54:53 -
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍ
Muhakkak ki muttakiler, cennetlerde ve ırmaklardadırlar.
54:54 -
فِي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَلِيكٍ مُقْتَدِرٍ
Doğruluk makamında, güçlü bir hükümdarın katındadırlar.
54:55 -
الرَّحْمَٰنُ
Rahman.
55:1 -
عَلَّمَ الْقُرْآنَ
Kur´an´ı öğretti.
55:2 -
خَلَقَ الْإِنْسَانَ
İnsanı yarattı.
55:3 -
عَلَّمَهُ الْبَيَانَ
Ona beyanı öğretti.
55:4 -
الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ
Güneş de, ay da bir hesab iledir.
55:5 -
وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
Bitkiler ve ağaçlar da secde ederler.
55:6 -
وَالسَّمَاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ
Göğü yükseltmiş, mizanı koymuştur.
55:7 -
أَلَّا تَطْغَوْا فِي الْمِيزَانِ
Tartıda haksızlık etmeyin.
55:8 -
وَأَقِيمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْمِيزَانَ
Tartıyı doğru yapın, tartılanı eksik yapmayın.
55:9 -
وَالْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ
Yeri de yaratıklar için alçalttı.
55:10 -
فِيهَا فَاكِهَةٌ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْأَكْمَامِ
Onda meyveler, salkımlı hurma ağaçları;
55:11 -
وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُ
Yapraklı taneler ve kokulu bitkiler var.
55:12 -
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?
55:13 -
خَلَقَ الْإِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ
İnsanı pişmiş çamur gibi kupkuru bir balçıktan yaratmıştır.
55:14 -
وَخَلَقَ الْجَانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍ
Cinnleri de yalın bir alevden yaratmıştır.
55:15 -
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?
55:16
Meal: İbni Kesir