Mushaf, sayfa 532

  1. رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ

    O; hem iki doğunun Rabbı, hem de iki batının Rabbıdır.

    55:17
  2. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:18
  3. مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

    İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.

    55:19
  4. بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِ

    Aralarında bir engel vardır, birbirinin sınırını aşamazlar.

    55:20
  5. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:21
  6. يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْجَانُ

    Her ikisinden de inci ve mercan çıkar.

    55:22
  7. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:23
  8. وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَآتُ فِي الْبَحْرِ كَالْأَعْلَامِ

    Denizde yüzen koca dağlar gibi gemiler de O´nundur.

    55:24
  9. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:25
  10. كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

    Onun üzerinde her bulunan fanidir.

    55:26
  11. وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

    Ancak celal ve ikram sahibi Rabbının zatı baki kalacaktır.

    55:27
  12. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:28
  13. يَسْأَلُهُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ

    Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O´ndan ister. O; her gün bir şe´n üzeredir.

    55:29
  14. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:30
  15. سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ الثَّقَلَانِ

    Ey insanlar ve cinnler; yakında size de yöneleceğiz

    55:31
  16. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:32
  17. يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَنْ تَنْفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانْفُذُوا ۚ لَا تَنْفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ

    Ey cinnler ve insanlar topluluğu; göklerin ve yerin çevresinden geçip gitmeye gücünüz yetiyorsa geçip gidin. Ama üstün bir güç olmadan geçemezsiniz.

    55:33
  18. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:34
  19. يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِ

    Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.

    55:35
  20. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:36
  21. فَإِذَا انْشَقَّتِ السَّمَاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِ

    Gök, yarılıp da kırmızı sahtiyan gibi bir gül olduğu zaman,

    55:37
  22. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    55:38
  23. فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْأَلُ عَنْ ذَنْبِهِ إِنْسٌ وَلَا جَانٌّ

    İşte o gün; insana da, cinne de günahından sorulmaz.

    55:39
  24. فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz. _

    55:40

Meal: İbni Kesir