Sure 11 Hud, ayet 3
-
وَأَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوا إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُمْ مَتَاعًا حَسَنًا إِلَىٰ أَجَلٍ مُسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِي فَضْلٍ فَضْلَهُ ۖ وَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ
Söz çevirisi
- وَأَنِ
- ve
- ٱسْتَغْفِرُوا۟
- bağışlanma dileyin
- رَبَّكُمْ
- Rabbinizden
- ثُمَّ
- sonra
- تُوبُوٓا۟
- tevbe edin
- إِلَيْهِ
- O'na
- يُمَتِّعْكُم
- sizi yararlandırsın
- مَّتَٰعًا
- nimetlerden
- حَسَنًا
- güzel
- إِلَىٰٓ أَجَلٍ
- bir süreye kadar
- مُّسَمًّى
- belirli
- وَيُؤْتِ
- ve versin
- كُلَّ
- her
- ذِى
- sahibine
- فَضْلٍ
- ihsan
- فَضْلَهُۥ
- kendi ihsanını
- وَإِن
- ve eğer
- تَوَلَّوْا۟
- yüz çevirirseniz
- فَإِنِّىٓ
- gerçekten ben
- أَخَافُ
- korkarım
- عَلَيْكُمْ
- sizin hakkınızda
- عَذَابَ
- azabından
- يَوْمٍ
- bir günün
- كَبِيرٍ
- büyük
Rabbınızdan mağfiret dileyin, sonra O´na tevbe edin ki, belli bir süreye kadar sizi güzelce geçindirsin. Her lütuf sahibine lütfunu versin. Eğer yüzçevirirseniz; o zaman ben, başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.
11:3
Meal: İbn Kesir Tefsiri