Sure 12 Yûsuf (Yusuf), ayet 30
-
وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدِينَةِ امْرَأَتُ الْعَزِيزِ تُرَاوِدُ فَتَاهَا عَنْ نَفْسِهِ ۖ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا ۖ إِنَّا لَنَرَاهَا فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ
Söz çevirisi
- وَقَالَ
- ve dediler ki
- نِسْوَةٌ
- birtakım kadınlar
- فِى ٱلْمَدِينَةِ
- şehirde
- ٱمْرَأَتُ
- karısı
- ٱلْعَزِيزِ
- Vezir'in
- تُرَٰوِدُ
- murad almak istemiş
- فَتَىٰهَا
- uşağının
- عَن نَّفْسِهِۦ
- nefsinden
- قَدْ
- muhakak
- شَغَفَهَا
- onun bağrını yakmış
- حُبًّا
- sevda
- إِنَّا
- elbette biz
- لَنَرَىٰهَا
- onu görüyoruz
- فِى
- içinde
- ضَلَٰلٍ
- bir sapıklık
- مُّبِينٍ
- açık
Şehirde bir takım kadınlar dediler ki: Aziz´in karısı delikanlısını kendine ram etmek istiyormuş, sevgisi bağrını yakmış. Görüyoruz ki; o, apaçık bir sapıklıktadır.
12:30
Meal: İbn Kesir Tefsiri