Sure 16 An-Nahl (Nahl), ayet 103

  1. وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّهُمْ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُ بَشَرٌ ۗ لِسَانُ الَّذِي يُلْحِدُونَ إِلَيْهِ أَعْجَمِيٌّ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيٌّ مُبِينٌ

    Söz çevirisi

    وَلَقَدْ
    ve elbette
    نَعْلَمُ
    biliyoruz
    أَنَّهُمْ
    onların
    يَقُولُونَ
    dediklerini
    إِنَّمَا
    muhakkak
    يُعَلِّمُهُۥ
    ona öğretiyor
    بَشَرٌ
    bir insan
    لِّسَانُ
    dili
    ٱلَّذِى
    şahsın
    يُلْحِدُونَ
    nisbet ettikleri
    إِلَيْهِ
    ona
    أَعْجَمِىٌّ
    a'cemi (yabancıdır)
    وَهَٰذَا
    bu ise
    لِسَانٌ
    bir dildir
    عَرَبِىٌّ
    Arapça
    مُّبِينٌ
    apaçık

    Andolsun ki; ona mutlaka bir insan öğretiyor, dediklerini biliyoruz. Kasdettikleri kişinin dili yabancıdır. Kur´an ise apaçık arapçadır.

    16:103

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 16 An-Nahl (Nahl)