Sure 19 Meryem, ayet 26
-
فَكُلِي وَاشْرَبِي وَقَرِّي عَيْنًا ۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِي إِنِّي نَذَرْتُ لِلرَّحْمَٰنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ الْيَوْمَ إِنْسِيًّا
Söz çevirisi
- فَكُلِى
- ye
- وَٱشْرَبِى
- ve iç
- وَقَرِّى
- ve aydın olsun
- عَيْنًا
- gözün
- فَإِمَّا
- eğer
- تَرَيِنَّ
- görürsen
- مِنَ ٱلْبَشَرِ
- insanlardan
- أَحَدًا
- birini
- فَقُولِىٓ
- de ki
- إِنِّى
- şüphesiz ben
- نَذَرْتُ
- adadım
- لِلرَّحْمَٰنِ
- Rahman için
- صَوْمًا
- oruç
- فَلَنْ
- asla
- أُكَلِّمَ
- konuşmayacağım
- ٱلْيَوْمَ
- bugün
- إِنسِيًّا
- hiçbir insanla
Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan; ben Rahman´ a oruç adadım. Onun için bugün hiç bir kimseyle konuşmayacağım, de.
19:26
Meal: İbn Kesir Tefsiri