Sure 19 Meryem, ayet 4
-
قَالَ رَبِّ إِنِّي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنِّي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنْ بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيًّا
Söz çevirisi
- قَالَ
- dedi
- رَبِّ
- Rabbim
- إِنِّى
- şüphesiz ben
- وَهَنَ
- gevşedi
- ٱلْعَظْمُ
- kemik(lerim)
- مِنِّى
- benim
- وَٱشْتَعَلَ
- ve tutuştu
- ٱلرَّأْسُ
- başım
- شَيْبًا
- ihtiyarlık aleviyle
- وَلَمْ
- ve
- أَكُنۢ
- olmadım
- بِدُعَآئِكَ
- sana du'a ile
- رَبِّ
- Rabbim
- شَقِيًّا
- bahtsız
Ve demişti ki: Rabbım; gerçekten kemiklerim yıprandı, baş yaşlılık alevi ile tutuştu. Rabbım; şimdiye kadar sana yalvarmakla bir şeyden mahrum olmadım.
19:4
Meal: İbn Kesir Tefsiri